Kadir Akyol’un “Sakura – Gelenekselden Evrensele” başlıklı kişisel sergisi, İstanbul’daki DG Art Galeri & Project’te devam ediyor. Dr. Zeynep Öztürk’ün küratörlüğünde 17 Eylül 2026’da açılan sergi, sanatçının portre çalışmalarını geleneksel bezeme, Japon estetiği ve kültürel hafıza arasındaki ilişkiler üzerinden ele alıyor.
“Sakura”, Akyol’un uzun süredir üzerinde çalıştığı bir meseleyi yeniden gündeme getiriyor: Bir yüzü nasıl tanırız ve o yüzü anlamlandırırken hangi görüntülerden yararlanırız? Sanatçının resimlerinde portreyle birlikte kullanılan desenler, figürün kimliğine ilişkin okumayı değiştiriyor. İzleyicinin dikkati, yüzün ifadesi ile onu çevreleyen kültürel işaretler arasında hareket ediyor.
Bir yüzü biçimlendiren görüntüler
Bu yaklaşımın geçmişi, Akyol’un dantel dokularını ve televizyonun renkli yayın test görüntüsünü portrelerle buluşturduğu çalışmalarına uzanıyor. Sanat eleştirmeni Sevil Dolmacı’nın sanatçı üzerine değerlendirmesinde, bu serilerin Türkiye’de popüler kültürün yaygınlaştığı 1980’lerle ilişkisi vurgulanıyor. Ev içindeki dantel örtüler ve televizyon ekranı, gündelik hayatın farklı görüntü kaynakları olarak aynı resimde karşılaşıyor. Böylece portre, bir dönemin yaşam alışkanlıklarını da tartışmaya açıyor.
Akyol’un kumaş üzerine yağlı boya üretiminde de motif ile figür arasındaki ilişki belirleyici. Galeries Bartoux’nun sanatçı değerlendirmesinde, mitolojik figürler, çağdaş ikonlar ve Anadolu motiflerinin birlikteliği öne çıkıyor. Ayrıntılı biçimde resmedilen yüzler ve bedenler, farklı dönemlere ait görsel unsurlarla bir araya getiriliyor.
“Sakura”nın sergi açıklamasında yer verilen porselen estetiği ve geleneksel motifler, bu geçmişle birlikte düşünülebilir. Burada dikkate değer olan, bir desenin portreye ne yaptığıdır. Desen, yüzün ifadesini belirginleştirebilir, bazı ayrıntıları örtebilir veya bakışı başka bir noktaya yöneltebilir. Bu açıdan sergi, kültürel hafızanın resimde kullanılan biçimler aracılığıyla nasıl aktarıldığını incelemeye elverişli bir zemin sunuyor.
Sergiye adını veren sakura, Japon kültüründe kiraz çiçeklerini ifade ediyor. Çiçeklerin kısa süren açışı ve ardından dökülmesi, güzelliğin geçiciliğiyle ilişkilendiriliyor. Çiçekleri seyretme geleneği olan hanami de mevsimsel değişimin birlikte deneyimlendiği bir kültürel pratik olarak sürüyor. Bu anlam, portreyle yan yana geldiğinde hatırlama meselesini öne çıkarıyor. Portre bir kişinin görüntüsünü korurken, çiçek motifi değişimi ve geçip giden zamanı düşündürüyor. “Gelenekselden Evrensele” alt başlığını da bu ilişki üzerinden okumak mümkün: Farklı kültürlerden gelen imgeler, kendi geçmişlerini taşıyarak yeni bir kompozisyonun parçası oluyor.
1984’te Mardin’de doğan Kadir Akyol, 2008’de Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi’ndeki yüksek lisansını 2011’de “Çağdaş Sanatta Melez Yaklaşımlar” başlıklı teziyle tamamladı. Sanatçı, 2013’te Rh+ Art Magazine’in “Yılın Genç Ressamı” ödülünü aldı.
“Sakura – Gelenekselden Evrensele”, Beyoğlu’ndaki Polat Piyalepaşa Çarşı içinde bulunan DG Art Galeri & Project’te görülebilir.
