Bir film festivalinin afişi çoğu zaman programın görsel işaretidir; bu yıl Adana Altın Koza’da afişe daha doğrudan bir görev verilmiş. Projektörden çıkan ışık, mikroplastiklerle kirlenmiş suya yöneliyor. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 26 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenirken çevre kirliliğini, özellikle de mikroplastikleri festivalin görsel kimliğinin ve kamusal mesajının merkezine taşıyor.

Festivalin bu yıl kullandığı motto, “Su, toprak ve hava zehirlenirse, insan ve sanat da nefes alamaz.” Festival yönetiminin açıklamalarında suyun, tarım alanlarının ve yaşam çevresinin plastik atıklarla kirlenmesine dikkat çekiliyor; sinemanın görünürlük yaratma gücünün çevresel bir problem için de kullanılmak istendiği belirtiliyor. Burada çevre meselesi programdaki belirli bir film grubuna ayrılmış yan tema olarak durmuyor. Daha çok festivalin kendisini nasıl sunduğunu belirleyen bir çerçeve niteliğinde. Adana’da kısa süre önce mikroplastik kirliliğine ilişkin bir forum da düzenlenmiş, su ve toprağa karışan plastik atıkların kalıcı etkileri kent gündeminde tartışılmıştı. Festivalin görsel kimliğinin aynı meseleye yönelmesi, sinema etkinliğiyle kentin güncel çevre tartışması arasında doğrudan bir bağ kuruyor.

33. Altın Koza Film Festival Afişi

Beş film dünya prömiyerini Adana’da yapacak

Altın Koza’nın asıl ağırlığını ise yine Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması oluşturuyor. Bu yıl 10 film yarışmaya seçildi ve beşi dünya prömiyerini Adana’da gerçekleştirecek. Yarışma filmlerini, oyuncu Zuhal Olcay başkanlığındaki jüri değerlendirecek; ödüller 16 kategoride dağıtılacak.

Dünya prömiyerini festivalde yapacak filmler Ali Özel’in “Beklenti”si, Tunç Şahin’in “Canavar”ı, Miraç Atabey’in “Moda Evlilik”i, Sinan Biçici’nin “Patates Kızartması” ve Muzaffer Mehmet Çağlar’ın “Varlık”ı.

Yarışmanın diğer beş filmi daha önce uluslararası festivallerde seyirci karşısına çıktı. Alphan Eşeli’nin Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri Türkiye prömiyerini Adana’da yapacak. Banu Sıvacı’nın Günyüzü, Pınar Yorgancıoğlu’nun Karanlıkta Islık Çalanlar, Nuri Cihan Özdoğan’ın Ölü Köpekler Isırmaz ve Ali Vatansever’in Bir Arada Yalnız filmleri de yarışma seçkisinde bulunuyor.

Bu tablo Altın Koza’nın iki ayrı işlevini aynı programda sürdürdüğünü gösteriyor: henüz seyirci karşısına çıkmamış filmlere ilk gösterim alanı açmak ve uluslararası festivallerde dolaşıma girmiş yeni Türkiye sinemasını aynı seçkide buluşturmak.

Belgesellerde altı dünya prömiyeri

Ulusal Belgesel Film Yarışması da bu yıl yüksek oranda yeni yapımdan oluşuyor. Yarışmaya yapılan 66 başvurudan sekiz film finale kaldı; bunların altısı dünya prömiyerlerini Altın Koza’da gerçekleştirecek.

Finalistler arasında Mümin Barış’ın Bay Okan, Güneş Terkol’un Epipe, Salih Tuncer Singin’in Hızır7Gün, Hüseyin Kete’nin Kağıdın Sesi, Sezen Kayhan’ın Mor Menekşeli Kadınlar, Fuzule Tezcan’ın Sende Bana Rastladım, Gamze Terra’nın Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli ve Aylin Kuryel’in Stella ile 8 Mart belgeselleri bulunuyor. İlk kez Adana’da gösterilecek altı film; Bay Okan, Epipe, Kağıdın Sesi, Mor Menekşeli Kadınlar, Sende Bana Rastladım ve Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli.

Belgesel seçkisinin bu yoğun ilk gösterim oranı, festivalin yalnız tamamlanmış ve dolaşımda olan filmleri toplamaktan ziyade yeni yapımların seyirciyle ilk temas noktalarından biri olmayı sürdürdüğünü gösteriyor.

Yapay zekâ da kısa film programına girdi

2026 programındaki yeniliklerden biri, Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması. Festival yönetmeliğinde bu bölümün amacı, yeni nesil teknolojilerin sinemadaki kullanımını teşvik etmek ve yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan projeleri desteklemek olarak tanımlanıyor.

Kısa film tarafında yalnız bu kategori yok. Ulusal Kısa Film, Uluslararası Kısa Film, Yapay Zekâ Kısa Film ve Ulusal Öğrenci Filmleri yarışmalarına yapılan toplam 983 başvuru arasından 63 film finale kaldı.

Bir yanda mikroplastik kirliliği üzerinden çevrenin geleceği tartışılırken diğer yanda yapay zekânın sinema üretimindeki yeri için ayrı bir yarışma açılması, festival programına ilginç bir güncellik katıyor. İki başlık doğrudan birbirine bağlı değil; ancak biri yaşam çevresinin, diğeri sinema üretiminin geçirdiği dönüşümü gündeme taşıyor.

Adana’nın edebiyatla ilişkisi de programda ayrı bir yarışmayla sürüyor. Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’na bu yıl 54 proje başvurdu ve altısı finale kaldı. Finalist projeler Ömer Seyfettin, Hüseyin Rahmi Gürpınar gibi yazarların eserlerinden ve çağdaş edebiyat çalışmalarından hareket ediyor.

Dokuz günlük festival

  1. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 26 Eylül Cumartesi günü açılacak. Büyük Ödül Töreni 3 Ekim’de gerçekleştirilecek; festival programı 4 Ekim’e kadar devam edecek. Uzun metraj yarışma gösterimleri bu yıl da 01 Burda AVM’deki CinemaPink salonlarında yapılacak.

Altın Koza’nın 2026 edisyonunda iki ayrı hat yan yana ilerliyor. Bir tarafta yeni Türkiye sinemasının uzun metrajları, belgeselleri, kısa filmleri ve senaryoları yarışıyor; diğer tarafta festival kendi görünürlüğünü mikroplastik kirliliğine dikkat çekmek için kullanıyor.

Festival afişindeki projektör ışığının suya çevrilmesi de buradan anlam kazanıyor. Sinema perdesinin dışındaki bir sorun, festivalin görsel alanına taşınıyor. Bunun gerçek bir çevre farkındalığına ne ölçüde dönüşeceğini etkinlik boyunca yapılacak çalışmalar gösterecek; şimdilik kesin olan, 33. Altın Koza’nın çevre meselesini yalnız bir sloganın kenarında bırakmayıp 2026 kimliğinin görünür parçası haline getirdiği.

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali
26 Eylül – 4 Ekim 2026
Adana

Share.
Leave A Reply

Exit mobile version