By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Kabul et
Fikir SanatFikir SanatFikir Sanat
Bildirim Daha Fazlası
Font ResizerAa
  • Ana Sayfa
  • Kültür & Sanat
    • Sergiler
    • Sinema
    • Dizi Rehberi
    • Müzik
    • İzle & Dinle
    • Kitaplık
  • Teknoloji
    • LapTop & Bilgisayar
    • Aksesuarlar
    • Mobil & Cihaz
    • Yazılım & Uygulamalar
  • Yapay Zeka
    • Üretken YZ
  • Şehir Rotaları
    • İstanbul
    • Ankara
    • izmir
    • Bursa
  • Dünya & Kültür
  • Hakkımızda
    • İletişim
    • Site Kullanım Koşullar
Okuyorum: Unutulan Eşyaların Hafızası: Beyazıt Öztürk’ün “Şeyler” Projesi Havalimanını Nasıl Bir Sergi Alanına Dönüştürdü?
Paylaş
Font ResizerAa
Fikir SanatFikir Sanat
  • Ana Sayfa
  • Kültür & Sanat
  • Teknoloji
  • Yapay Zeka
  • Şehir Rotaları
  • Dünya & Kültür
  • Hakkımızda
Search
  • Ana Sayfa
  • Kültür & Sanat
    • Sergiler
    • Sinema
    • Dizi Rehberi
    • Müzik
    • İzle & Dinle
    • Kitaplık
  • Teknoloji
    • LapTop & Bilgisayar
    • Aksesuarlar
    • Mobil & Cihaz
    • Yazılım & Uygulamalar
  • Yapay Zeka
    • Üretken YZ
  • Şehir Rotaları
    • İstanbul
    • Ankara
    • izmir
    • Bursa
  • Dünya & Kültür
  • Hakkımızda
    • İletişim
    • Site Kullanım Koşullar
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş Yap
Follow US
Beyazıt Öztürk – Şey Heykeli
SergilerKültür & Sanat

Unutulan Eşyaların Hafızası: Beyazıt Öztürk’ün “Şeyler” Projesi Havalimanını Nasıl Bir Sergi Alanına Dönüştürdü?

Unutulan eşyalar ve yarım kalan yolculuklar: Beyazıt Öztürk’ün “Şeyler” projesi havalimanını bir sanat alanına dönüştürüyor.

Fikirsanat
Son güncelleme: 9 Mart 2026 14:52
Fikirsanat
Paylaş
Beyazıt Öztürk’ün İGA ART kapsamında hazırladığı “Şeyler” projesi, İstanbul Havalimanı’nda unutulan eşyaları sanat nesnelerine dönüştürüyor.
PAYLAŞ

Bir havalimanı genellikle hızın mekânıdır. İnsanlar valizlerini alır, pasaport kontrolünden geçer, uçuş ekranlarına bakar ve mümkün olan en kısa sürede başka bir yere ulaşmak ister. İstanbul Havalimanı’nda gerçekleşen “Şeyler” projesi ise bu hızlı akışın tam ortasında farklı bir soru soruyor: Bir yolculuk gerçekten bittiğinde geriye ne kalır?

Contents
  • Havalimanında Kalan Hikâyeler
  • “Konveyör”: Döngüyü Bozan Heykel
  • Televizyon Kimliğinin Ötesinde Bir Sanatçı
  • Havalimanını Bir Kültür Alanına Dönüştürmek

Beyazıt Öztürk’ün İGA ART kapsamında hazırladığı “Şeyler” sergisi, havalimanında unutulan eşyaları sanat nesnesine dönüştüren bir projeye dönüşerek bu sorunun peşine düşüyor. Valizler, şapkalar, oyuncaklar ya da gündelik nesneler… Normalde “kayıp eşya” olarak depolara kaldırılan bu nesneler, sergiyle birlikte başka bir anlam kazanıyor. Çünkü bu projede eşya yalnızca bir eşya değil; yarım kalmış bir hikâyenin sessiz tanığı olarak görülüyor.

Havalimanında Kalan Hikâyeler

Bir havalimanında her gün binlerce yolculuk başlar ve biter. Ancak her yolculuk kusursuz değildir. Bazen bir bavul geri dönmez, bazen bir oyuncak unutulur, bazen de küçük bir eşya sahibinden koparak başka bir hikâyenin parçası hâline gelir.

“Şeyler” projesi tam olarak bu anların peşine düşüyor. Beyazıt Öztürk, İstanbul Havalimanı’nda unutulan sahipsiz nesneleri yalnızca bir kayıp listesi olarak değil, tamamlanmamış hayat kesitleri olarak ele alıyor. Bir valiz, bir şapka ya da bir biberon; her biri görünmez bir yolculuğun izini taşıyor. Sergi bu nesneleri yeniden dolaşıma sokarak onları depolardan çıkarıyor ve kamusal alanda görünür kılıyor.

Bu yaklaşım, modern yolculuk deneyimine farklı bir açıdan bakmayı öneriyor. Çünkü havalimanları genellikle varış ve kalkış üzerinden düşünülür. Oysa burada odak noktası, varamayan ya da geri dönmeyen şeyler.

“Konveyör”: Döngüyü Bozan Heykel

Serginin en dikkat çekici çalışması, bagaj bantlarından esinlenen “Konveyör” heykeli. Normalde bagaj bantları sürekli bir döngü içinde çalışır; valizler gelir, alınır ve sistem yeniden boşalır. Ancak sahipsiz bir valiz o döngüyü bozar. Bant üzerinde dönmeye devam eder, bir yere varamaz.

Beyazıt Öztürk’ün heykel dili tam da bu noktadan yola çıkıyor. “Konveyör” formu, aşağıda sıradan bir bagaj bandı gibi başlayıp yukarı doğru yükselen bir yürüyüş yolu formuna dönüşüyor. Bu yükseliş, nesnenin işlevsel dünyadan çıkıp sembolik bir alana taşınmasını temsil ediyor.

Bir anlamda heykel, mekanik döngüyü kırmaya çalışan bir hareket gibi okunabilir. Valizin sonsuz bir tekrar içinde dönmesini değil, başka bir yöne açılmasını önerir.

Beyazıt Öztürk – Şey Heykeli
Beyazıt Öztürk’ün “Şey” heykeli, İstanbul Havalimanı’nda sergileniyor.
Fotoğraf: Başak / Wikimedia Commons

Televizyon Kimliğinin Ötesinde Bir Sanatçı

Beyazıt Öztürk Türkiye’de daha çok televizyon programlarıyla tanınan bir isim. Ancak “Şeyler” projesi, onun farklı bir yönünü görünür kılıyor.

Öztürk, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezunu. Bu eğitim geçmişi, onun plastik sanatlarla kurduğu ilişkiyi açıklayan önemli bir detay. “Şeyler” sergisi, televizyon ekranından tanınan bir figürün sanat üretimine geri dönüşü olarak da okunabilir.

Bu yönüyle proje yalnızca bir sergi değil, aynı zamanda sanatçının uzun süredir arka planda kalan üretim dilinin yeniden ortaya çıkması anlamına geliyor.

Havalimanını Bir Kültür Alanına Dönüştürmek

Projenin bir diğer önemli tarafı ise mekânla kurduğu ilişki. İGA ART inisiyatifi, İstanbul Havalimanı’nı yalnızca bir ulaşım merkezi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir deneyim alanı olarak konumlandırmayı hedefliyor.

Bu yaklaşım havalimanı fikrini değiştiriyor. Çünkü havalimanı normalde bekleme ve geçiş üzerine kurulu bir mekân. İnsanlar burada zaman geçirmek için değil, zamanı kısaltmak için bulunur. “Şeyler” projesi ise tam tersine bir duraksama anı yaratıyor. Yolcuların hızlı akış içinde kısa bir süre de olsa bakmasını, düşünmesini ve mekânı farklı bir gözle deneyimlemesini öneriyor.

Bu yönüyle proje yalnızca sanat üretimi değil; aynı zamanda kamusal mekânın nasıl kullanılabileceğine dair bir öneri.

Havalimanları bize hep hareketi anlatır: kalkışlar, varışlar, uçuş numaraları, kapılar. Ama “Şeyler” projesi hareketin değil, geride kalanın hikâyesine bakıyor. Çünkü modern yolculukta en görünmez olan şey, aslında geride bıraktıklarımızdır. Bir valiz, bir oyuncak ya da küçük bir eşya… Belki de yolculuğun en gerçek izi, varış ekranlarında değil; kimsenin geri dönüp almadığı nesnelerde saklıdır.

Modern Sanat Neden Bu Kadar Garip?
2026 Şubat’ta İstanbul: Sergiler, Galeriler ve Konuşmalar
Bayramda Muğla: Sahil Şeridi Bu Kez Neyi Sahneye Çıkarıyor?
Dünya Yıldızları ve Ödüllü Filmler Nisan’da Buluşuyor
Kadın Kokusu (1992): Kontrolü Kaybettiğimizde Kim Oluruz?
Yorum yapılmamış

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

Bizi Takip Edin

Kültür, sanat, sinema ve teknoloji
15KTakip Et
12KPin
5.5KTakip Et
25KAbone Ol

Bu Alanda Yer Alın

FikirSanat’ta reklam ve iş birliği fırsatları için bizimle iletişime geçin.
Popular News
Zengin Mutfağı, Öteki, Old Fools, Bir Aile Provası ve Kutsal tiyatro afişlerinden oluşan kolaj görsel
Kültür & Sanat

Nisan Ayı Tiyatro Seçkisi: İstanbul’da Bu Ay İzlenmesi Gerekenler

Naz Taş
Naz Taş
16 Nisan 2026
Reha Erdem Sineması: Hikâye Değil, Hâl Kuruyan Bir Evren
Felaket Senaryosu Değil, Organizasyon Sorunu: Harari’nin AI Uyarıları
Sonsuz Koridorun Eşiği: Backrooms Fragmanı ve “Liminal” Korkunun Yeni Dili
Unutulmanın Bedeli: Peter Parker’ın Yeni Başlangıcı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Ad imageAd image

Sinema, sanat ve teknolojinin ortak dili.

Fikir Sanat
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Hakkımızda

FikirSanat, sinema, kültür-sanat ve teknolojiyi aynı düşünce hattında buluşturan dijital bir yayın platformudur.

Reklam ve İşbirliği İçin

Reklam ve Diğer Sorular İçin: 0532 130 00 48

Fikir SanatFikir Sanat
© Noktiva Basın Yayın - 2025 Tüm Hakları Saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Kullanıcı Adı yada Eposta Adresi
Şifreniz

Lost your password?

Üye değil misiniz? Kaydol