İstanbul’da sonbaharın sinema takvimini belirleyen etkinliklerden biri olan Filmekimi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) 2002 yılında başlattığı bir film gösterim programı. Dünya festivallerinde öne çıkan yapımları, tanınmış yönetmenlerin yeni çalışmalarını ve farklı ülkelerden keşifleri Türkiye’de izleyiciyle buluşturuyor. Yıllar içinde başka şehirlere de yayılan etkinlik, uluslararası sinema gündemini takip etmek isteyenler için düzenli bir buluşmaya dönüştü.

Filmekimi’nin ortaya çıkışı, İKSV’nin kültür ve sanat etkinliklerini yılın farklı dönemlerine yayma kararıyla bağlantılı. İstanbul Film Festivali’nin uzun yıllar direktörlüğünü üstlenen Hülya Uçansu, Filmekimi’nin kuruluşunu festivalin 20. yılı vesilesiyle şehrin sinemaseverlerine sunulan bir armağan olarak anlatıyor. Böylece İstanbul Film Festivali çevresinde gelişen izleme alışkanlığına sonbaharda yeni bir program eklendi. Yıl boyunca uluslararası festivallerden haberleri gelen filmlerin, yeni sezon başında İstanbul’da gösterilmesi bu programın temelini oluşturdu.

İlk Filmekimi, 18–24 Ekim 2002’de Beyoğlu’ndaki Emek Sineması’nda gerçekleştirildi. İKSV’nin arşiv verilerine göre, ilk yıl 20 film 35 seansta gösterildi ve etkinlik 15 bin izleyiciye ulaştı. Programda Pedro Almodóvar, Jean-Luc Godard, Eric Rohmer, Manoel de Oliveira ve István Szabó gibi yönetmenlerin yapımları bulunuyordu. Başlangıçtaki bu seçki, farklı sinema anlayışlarını bir hafta içinde izleme ve karşılaştırma olanağı sunuyordu.

Emek Sineması’ndaki başlangıç, Filmekimi’ni Beyoğlu’nun sinema kültürüne de bağlıyor. Bir etkinliğin geçmişi, filmlerinin yanında onları gösterdiği salonlarla birlikte oluşuyor. Filmekimi’nin arşivinde Emek, Atlas, Beyoğlu ve Rexx gibi salonların adlarıyla karşılaşmak, İstanbul’daki sinema hayatının değişen coğrafyasını da görünür kılıyor. Programları bu açıdan okumak, hangi filmlerin gösterildiği kadar seyircinin nerede bir araya geldiğini de hatırlatıyor.

Etkinliğin büyümesindeki önemli eşiklerden biri 2011 yılıydı. Onuncu yılında Filmekimi, ilk kez İstanbul dışına çıkarak İzmir, Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’a uzandı. Avrupa Birliği’nin MEDIA programının desteğiyle gerçekleştirilen bu genişleme sırasında İstanbul’da da yaklaşık 40 film dört sinemada gösteriliyordu. Başlangıçta tek salonda düzenlenen film haftası, farklı şehirlerde izlenebilen bir programa dönüşmüştü.

İstanbul içindeki gösterim haritası da zamanla genişledi. 2014’te Kadıköy Rexx Sineması’nın programa katılmasıyla Filmekimi ilk kez Anadolu yakasına geçti. Böylece Beyoğlu ve Nişantaşı çevresindeki gösterimlere Kadıköy de eklendi. Şehirler ve salonlar yıllar içinde değişse de bu yayılma, Filmekimi’nin gelişimini anlamak açısından önemli: Festival filmlerinin izleyiciyle buluşması, gösterim yapabilecek salonların varlığına ve bu salonlara ulaşabilmeye de bağlı.

Filmekimi’nin sinema kültüründeki yerini belirleyen unsurlardan biri, uluslararası festival gösterimleriyle Türkiye’deki seyirci arasında kurduğu ilişki. Cannes’da, Berlin’de, Venedik’te ya da Sundance’te konuşulan bir filmin Türkiye’de gösterime girmesi zaman alabiliyor. Filmekimi, programındaki birçok yapımı Türkiye’de ilk kez göstererek izleyicinin bu filmleri daha erken değerlendirmesine olanak sağlıyor. Böylece festival haberlerinde adı geçen yönetmenler ve yapımlar, seyircinin kendi izleme deneyiminin parçası hâline geliyor.

Geçmiş seçkiler bu işlevi somutlaştırıyor. 2014 programında Whiplash, Leviathan ve Bay Turner gibi filmler yer alıyordu. 2019’da ise Parazit, Acı ve Zafer, Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi ve Marriage Story aynı Filmekimi programında buluştu. Bugün yönetmenlerinin filmografileri içinde sıkça tartışılan bu yapımları, gösterildikleri yılın seçkisi içinde düşünmek, Filmekimi arşivini dünya sinemasının yakın geçmişini izleyebileceğimiz bir kaynağa dönüştürüyor.

Kaynak: Kadıköy Sineması’nda Filmekimi gösterimi öncesi, 6 Ekim 2019. Fotoğraf: Antoloji / Wikimedia Commons — CC BY-SA 4.0.
Kadıköy Sineması’nda Filmekimi 2019 gösterimi öncesinde sinema salonu.

Bir seçkinin değeri, izleyiciye farklı filmler arasında ilişki kurma imkânı vermesinde de görülebilir. Aynı hafta içinde bir aile dramını, tarihsel bir anlatıyı ve biçimsel denemeler yapan başka bir filmi izlemek, sinemanın farklı anlatım yollarını karşılaştırmayı sağlar. Tanınmış bir yönetmenin yeni filmi için programa bakan seyirci, daha önce adını duymadığı bir sinemacının çalışmasıyla da karşılaşabilir. Filmekimi’nin keşfe açık tarafı, programın bu şekilde birlikte okunabilmesinde ortaya çıkar.

Bu gelenek, pandemi döneminde farklı bir biçim aldı. 2020’de Filmekimi, İstanbul Film Festivali’nin galalarıyla birleşerek “Filmekimi Galaları” adı altında gerçekleştirildi. Salon gösterimleri ve çevrimiçi programın birlikte yürütüldüğü bu dönemde Nomadland, Körkütük, Undine ve 85 Yazı gibi filmler seçkide yer aldı. Bu dönem, Filmekimi’nin tarihinin gösterim koşullarındaki değişimlerle birlikte ele alınması gerektiğini de gösteriyor.

İKSV’nin erişime açtığı geçmiş kataloglar, bu yolculuğun izini sürmek isteyenler için önemli bir kaynak. Film listeleri, gösterim çizelgeleri ve tanıtım metinleri; yıllar içinde hangi yönetmenlerin takip edildiğini, hangi ülkelerden filmlerin seçildiğini ve programın nasıl değiştiğini incelemeye olanak sağlıyor. Filmekimi’nin arşiv değeri, her sonbaharda oluşan bu kayıtların birikmesinden geliyor.

Filmekimi 2026: Yeni filmler, dört şehir ve bilet bilgileri

İKSV’nin Paribu sponsorluğunda düzenlediği Filmekimi’nin 2026 İstanbul gösterimleri 9–18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. İstanbul’da Atlas 1948, City’s CineWAM Nişantaşı, Kadıköy Sineması ve Paribu Art programa ev sahipliği yapıyor. Gösterimler 15–18 Ekim’de Ankara’da, 22–25 Ekim’de İzmir ve ilk kez Mersin’de devam ediyor. Ankara’nın gösterim adresi Büyülü Fener Kızılay; İzmir’in Paribu Cineverse MaviBahçe, Mersin’in ise Paribu Cineverse Forum Mersin.

25 Eylül’de açıklanan 43 filmlik program, dünya festivallerinden gelen yeni yapımları bir araya getiriyor. Cristian Mungiu, Pedro Almodóvar, Ryûsuke Hamaguchi, Lee Chang-dong, Asghar Farhadi, Hirokazu Kore-eda ve Paweł Pawlikowski, bu yıl seçkide yeni filmleri bulunan yönetmenlerden bazıları.

Fjord, Cristian Mungiu – Film Afişi

Programın dikkat çeken yapımlarından Fjord, Cristian Mungiu’nun Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan filmi. Sebastian Stan ve Renate Reinsve’nin başrollerini paylaştığı yapım, Romanya’dan Norveç’e taşınan bir ailenin yaşadıklarını anlatıyor. Kızlarının vücudundaki morlukların fark edilmesinin ardından ailenin çocuk yetiştirme anlayışı soruşturmanın konusu oluyor. Film, ebeveynlik, kültürel farklılıklar ve toplumsal yargılar çevresinde gelişen bir hikâye kuruyor.

Rodrigo Sorogoyen’in En Sevdiğim filmi ise yıllardır görüşmediği kızına yeni filminde rol teklif eden bir yönetmeni merkezine alıyor. Javier Bardem ve Victoria Luengo’nun canlandırdığı baba ile kızın sette yeniden yakınlaşması, geçmişteki sorunları da gündeme getiriyor. Sinema üretimiyle aile ilişkilerini iç içe geçiren film, farklı görüntü formatlarını bir arada kullanmasıyla da programda öne çıkıyor.

Birdenbire, Ryûsuke Hamaguchi Film Afişi

Birdenbire, Ryûsuke Hamaguchi’nin Paris’te bir bakımevini yöneten kadınla ağır hasta Japon bir oyun yazarı arasında gelişen dostluğu anlattığı yeni filmi. Virginie Efira ve Tao Okamoto’nun rol aldığı yapım, bakım verme, yakınlık ve yaşamın son dönemi üzerine kurulu. Ata Yurdu ise Paweł Pawlikowski’nin kamerasını savaş sonrası Almanya’ya çeviriyor. Thomas Mann’ın 1949’da kızı Erika ile ülkesine dönüşünü izleyen film, aile ilişkilerini bölünmüş bir ülkenin tarihsel koşulları içinde ele alıyor.

İstanbul dışındaki programda Türkiye sinemasından yapımlar da bulunuyor. Ziya Demirel’in En Güzel Cenaze Şarkıları, Pınar Yorgancıoğlu’nun Karanlıkta Islık Çalanlar ve Evrim Çervatoğlu’nun Keçi501 filmleri bunlar arasında. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale kazanan Damien Hauser imzalı Prenses Mumbi de İstanbul dışındaki gösterimlerde yer alıyor. Bu nedenle programı incelerken şehre özel film listelerine bakmak gerekiyor.

Karanlıkta Islık Çalanlar ve Evrim Çervatoğlu Film Afişi

Filmekimi biletleri, Lale Kart üyelerine yönelik ön satışların ardından 2 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.30’da genel satışa açıldı. Biletler Passo, Passo Mobil uygulaması ve Passo satış noktalarından alınabiliyor.

İKSV’nin yayımladığı İstanbul tarifesinde hafta içi 13.00 ve 16.00 seansları için tam bilet 350 TL; hafta içi akşam ve tüm hafta sonu seansları için 450 TL olarak belirtiliyor. Öğrencilere yönelik, kontenjanla sınırlı Eczacıbaşı Genç Bilet 50 TL. Bu uygulama İstanbul’da 21.30 dışındaki seanslarda geçerli ve girişte öğrencilik durumunun belgelenmesi gerekiyor. İKSV, 9 Ekim’den itibaren fiyatlarda yüzde 15 artış yapılabileceğini de duyurduğundan, seçilen seansın güncel tutarı satın alma ekranından kontrol edilmeli.

Gösterimler arasında ara verilmiyor ve film başladıktan sonra salona izleyici alınmıyor. Birden fazla seansa katılmayı planlayanların film sürelerini ve salonlar arasındaki ulaşımı birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Güncel çizelge, film ayrıntıları ve duyurular Filmekimi’nin resmî sitesinden takip edilebilir.

Sonbahar takviminde sinemanın ardından tiyatro da var: 30. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim–3 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festivalin programına İKSV’nin tiyatro sitesinden, biletlerine Passo üzerinden ulaşılabiliyor.

Share.

1 Yorum

  1. Pingback: Jung ve Sinema: Perde, Rüya, Arketip ve Bilinçdışının Görsel Dili – Fikir Sanat

Leave A Reply

Exit mobile version