Funda İyce Tuncel’in “Paris Diye Hatırlıyorum” sergisi, Paris’i konu alan 20 yağlıboya çalışmayı Hasan Sarıtaş Gallery’de buluşturuyor. Sanatçının 65’inci kişisel sergisi, bir şehrin görüntüleriyle hafızada bıraktığı izler arasındaki ilişkiye odaklanıyor.
Funda İyce Tuncel’in “Paris Diye Hatırlıyorum” adlı kişisel sergisi, 1 Kasım’da Kadıköy’deki Hasan Sarıtaş Gallery’de açıldı. Sanatçının Paris üzerine ürettiği 20 yağlıboya eserden oluşan sergi, 10 Kasım 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Tuncel, bu çalışmalarında sokakları, figürleri ve gündelik yaşamdan sahneleri, geçmişe ait izlenimlerin zaman içinde geçirdiği değişimle birlikte ele alıyor. Sanatçının 65’inci kişisel sergisi olan “Paris Diye Hatırlıyorum”, kent resmini kişisel hafızayla ilişkilendiren bir seçki sunuyor.
Serginin çıkış noktasında, bir yerin hatırlanırken nasıl değiştiği düşüncesi bulunuyor. Bir şehre ilişkin anılar, mimari ayrıntılar kadar orada karşılaşılan insanları, günün ışığını, renkleri ve gündelik hayatın sıradan anlarını da içeriyor. Tuncel’in Paris resimlerini bir araya getiren sergi metni, tam da bu kişisel birikime dikkat çekiyor. Sokaklar ve figürler, geçmişten gelen çağrışımlarla aynı yüzeyi paylaşırken, kenti tanımakla onu hatırlamak arasındaki mesafe resmin konusu hâline geliyor.
Bu yaklaşım, Paris’i belirli bir ana sabitlemek yerine farklı zamanların izleriyle düşünmeye açıyor. Geçmişte görülen bir yerin bugünkü hatırası, ilk karşılaşmanın ayrıntılarını aynı ölçüde korumayabiliyor. Bir yüz ya da renk belirginleşirken çevresindeki başka unsurlar geri çekilebiliyor. Serginin hafıza vurgusu, resimlerdeki gündelik sahnelerin bu seçici süreçle birlikte okunmasına imkân veriyor.
Bir şehrin resimde kalan izleri
“Paris Diye Hatırlıyorum” başlığındaki “diye” sözcüğü, serginin anlatımında belirleyici bir yere sahip. Başlık, bir yeri adlandırırken aynı zamanda o adlandırmanın içerdiği belirsizliği de koruyor. Hatırlanan görüntünün ne kadarının yaşanmış bir ana, ne kadarının zaman içinde değişen izlenimlere ait olduğu sorusu açık kalıyor. Sergi metninin işaret ettiği bu belirsizlik, resimleri geçmişin kesin kayıtları olarak değil, hatırlama sürecinin ürettiği görüntüler olarak ele almaya yöneltiyor.
Renkler, boya katmanları ve belirgin fırça hareketleri de bu düşüncenin resimdeki karşılığını oluşturuyor. Serginin çerçevesi içinde renk, bir mekânın duygusal olarak nasıl hatırlandığını anlatmanın araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Boyanın yüzeyde birikmesi ve fırça izlerinin görünürlüğü, görüntünün kurulma sürecini de resmin parçası yapıyor. Böylece sokakların ve insanların betimlenişi kadar, onların hangi atmosfer içinde bir araya geldiği de önem kazanıyor.
Figürler, bu kent anlatısının gündelik hayatla bağını kuruyor. Birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkileri, mekânın insanlar tarafından yaşanan tarafını öne çıkarıyor. Sergi metninde vurgulanan kişisel hafıza, bu noktada izleyicinin deneyimine de açılıyor. Resimdeki bir ayrıntının çağrıştırdığı anı, sanatçının Paris’iyle izleyicinin hatırladığı başka bir yer arasında bağlantı kurulmasını mümkün kılıyor. Bu, serginin önerdiği okuma biçimlerinden biri: Görüntüdeki kenti tanımanın yanında, o görüntünün kişisel bellekte neyi harekete geçirdiğine de bakmak.
Kadın figürlerini çalışmalarının merkezine alan Tuncel, uzun yıllardır kadınların dünyasını renk ve kompozisyon aracılığıyla anlatıyor. “Paris Diye Hatırlıyorum”, bu figür odaklı üretimin kent yaşamıyla buluştuğu bir sergi olarak sanatçının çalışmalarında yerini alıyor. Paris teması, insan ilişkilerinin ve gündelik karşılaşmaların resimdeki yerini incelemek için de bir zemin sunuyor.
Funda İyce Tuncel kimdir?
1968 yılında Ankara’da doğan Funda İyce Tuncel, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü’nde öğrenim gördü. 1992–1995 yılları arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde sanat danışmanlığı yaptı. Sanat yaşamı boyunca resim üretiminin yanı sıra sanatçı örgütlenmeleri ve kültür kurumları içinde de görev aldı.
Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği, Akdeniz Kadın Sanatçılar Birliği ve Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği üyesi olan Tuncel, 1998–2002 yılları arasında BRHD’nin genel sekreterliğini yürüttü. Çağdaş Sanatlar Vakfı ile Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Eserleri yurt içinde ve yurt dışında çeşitli bienal ve fuarlarda sergilendi.
Sanatçının üretimi, eserleri üzerine hazırlanan kitaplarla da ele alındı. Sanat eleştirmeni Ümit Gezgin ile ressam ve yazar Ekrem Kahraman’ın kaleme aldığı ilk kitap, 2008’de Bilim Sanat Galerisi tarafından yayımlandı. Kişisel ve kurumsal koleksiyonlarda çalışmaları bulunan Tuncel, 2009 yılında Dünya Sanat Vakfı’nın Kaliforniya’nın Orange County bölgesinde düzenlediği World Art Expo’da üçüncülük ödülü aldı.
“Paris Diye Hatırlıyorum”, sanatçının bu uzun üretim süreci içinde bir şehir etrafında geliştirdiği resimleri birlikte görme olanağı sunuyor. Seçkinin odağını oluşturan hatırlama düşüncesi, sokak görüntülerinden figürlere, renk kullanımından boya dokusuna kadar serginin farklı öğelerini birbirine bağlıyor.
“Paris Diye Hatırlıyorum / I Remember It as Paris”, 10 Kasım 2026’ya kadar Hasan Sarıtaş Gallery’de görülebilir. Galeri, Caferağa Mahallesi, General Asım Gündüz Caddesi, Çam Apartmanı No: 63/2, Kadıköy, İstanbul adresinde bulunuyor.
