Hakan Gürbüzer’in “Metanoia” adlı kişisel sergisi, kimlik, bellek ve dönüşüm arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Galeri 77’de 7 Kasım’a kadar görülebilen sergide, parçalanmış figürler ve gerçekçi ayrıntılar, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkinin farklı katmanlarını bir araya getiriyor.

Bir portreye baktığımızda yüzün bize bir kişiyi tanıtmasını bekleriz. İfade, bakış ve duruş üzerinden karşımızdaki insanı anlamaya çalışırız. Oysa bir insanın yaşadıkları, hatırladıkları ve dışarıya gösterdikleri her zaman birbirini tamamlamaz. Hakan Gürbüzer’in Galeri 77’deki “Metanoia” sergisi, bu uyumsuzluğu kimliğin kurulma biçimleri üzerinden ele alıyor.

Sergi, adını kişinin düşünme biçiminde, inançlarında ve dünyayı algılayışında köklü bir dönüşümü ifade eden “metanoia” kavramından alıyor. Gürbüzer’in resimlerinde yalnızlık, aidiyet ve geçmişin bugündeki etkileri, insanın iç dünyasıyla çevresindeki gerçeklik arasındaki ilişkiyi belirliyor. Galerinin sergi metninde de vurgulandığı üzere, kübist parçalanma, hiperrealist ayrıntılar ve kolaj mantığı bu meselelerin biçimsel karşılığını oluşturuyor.

Seçkide “Sus”, “Sinyal Yok”, “Geçmişten Bugüne”, “Biletsiz Yolcu”, “Bir Zamanlar” ve “Parçalı Kimlik” gibi çalışmalar bulunuyor. 2021’den 2026’ya uzanan eserler, sanatçının farklı dönemlerde aynı sorulara nasıl geri döndüğünü izlemeye imkân veriyor. Bu adlar birlikte okunduğunda iletişim, zaman ve bir yere ait olma meseleleri arasında bir bağlantı kurulabiliyor; ancak her resmin anlamını yalnızca başlığına indirgememek gerekiyor.

Kimliği bir arada tutan çelişkiler

Gürbüzer’in resim dilinde parçalanma ile ayrıntılı betimleme yan yana bulunuyor. Kübist yaklaşım, yüzü ve mekânı farklı açılara açarken, gerçekçi ayrıntılar bakışı tanınabilir görüntülere geri çağırıyor. Bu birliktelik, belleğin çalışma biçimi üzerinden okunabilir: Bazı ayrıntıları büyük bir kesinlikle hatırlarız; o ayrıntıların içinde bulunduğu zaman ve ilişkiler ise zihnimizde değişmeye devam eder.

Hakan Gürbüzler – Metanoia Sergi Afişi

Burada portreyi tamamlamaya çalışmak kadar, neden tamamlanamadığını düşünmek de önem kazanıyor. Bir yüzün farklı parçalarını tek bir ifadede birleştirme isteğimiz, insanları tutarlı ve kolay anlaşılır kimlikler içinde görme alışkanlığımızla ilişkili olabilir. “Metanoia”, bu beklentinin dışında kalan çelişkileri düşünmek için bir alan açıyor.

Sanatçı, galeri tarafından yayımlanan açıklamasında, geçmişten taşınan inançlar, alışkanlıklar ve kültürel birikim ile günümüzün koşulları arasındaki çatışmaya dikkat çekiyor. Kompozisyonlarında çoğunlukla tek bir figürü odak noktası olarak seçtiğini ve figürün izleyiciye yönelmesiyle bir karşılaşma kurmayı amaçladığını belirtiyor. Figür ve mekândaki deformasyonu da iç dünyayla dışarıya yansıyan görünüm arasındaki farklılığı anlatmanın yollarından biri olarak değerlendiriyor.

Bu yaklaşım, dönüşümü geçmişten bütünüyle kurtulmak şeklinde yorumlamayı zorlaştırıyor. İnsan değişirken eski deneyimlerini, bağlılıklarını ve korkularını da yanında taşır. Serginin açtığı düşünce alanı, bu birikimin yeni bir benlik içinde nasıl yer bulabileceğiyle ilgili. Değişimin ölçüsü, bütün çatışmaların sona ermesi olmak zorunda mı? Yoksa insan, kendisini oluşturan farklı zamanlarla başka bir ilişki kurarak da dönüşebilir mi?

1990’da Denizli’de doğan Gürbüzer, 2010–2014 yıllarında Pamukkale Üniversitesi’nde görsel sanatlar eğitimi aldı. Yaşamını ve çalışmalarını Denizli’de sürdürüyor. “Metanoia”, sanatçının figür merkezli üretimini bellek ve kimlik etrafında birlikte değerlendirmek isteyenler için kapsamlı bir karşılaşma sunuyor.

Ziyaret bilgileri: “Metanoia”, 7 Kasım 2026’ya kadar Galeri 77’de görülebilir. Galeri pazartesi–cumartesi 10.00–18.00 saatlerinde açık, pazar günleri kapalı. Adres: Hacımimi Mahallesi, Necatibey Caddesi, Sakızcılar Sokak No: 1/E, Karaköy, Beyoğlu.

Share.

1 Yorum

  1. Pingback: Hayati Misman’ın “Ömürlük” sergisi Tam Finans’ta açılıyor – Fikir Sanat

Leave A Reply

Exit mobile version