Görme Biçimleri’nin yazarı John Berger, 28 Kasım’da Pera Müzesi’nde düzenlenecek etkinlikle anılacak. Gün boyunca söyleşiler ve okumaların yapılacağı buluşmaya yazarın çocukları Katya, Jacob ve Yves Berger de katılacak.
Sanat eleştirmeni, yazar ve ressam John Berger’ın doğumunun yüzüncü yılı, İstanbul’da okurlarını ve ailesini bir araya getiren bir etkinlikle kutlanacak. Metis Yayınları’nın duyurduğu buluşma, 28 Kasım 2026 Cumartesi günü saat 11.00–18.00 arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek. Berger’ın çocukları Katya, Jacob ve Yves Berger’ın okumalar yapacağı programda, yazarların ve editörlerin katılacağı söyleşiler de yer alacak. Ayrıntılı konuşma takvimi daha sonra paylaşılacak.
Fotoğraf: Ji-Elle / Wikimedia Commons — CC BY-SA 3.0.
5 Kasım 1926’da doğan Berger’ın yüzüncü yılı için hazırlanan etkinlik, sanat, edebiyat ve gündelik hayat arasında kurduğu ilişkileri yeniden düşünmeye vesile olacak. Resme bakmaktan hikâye anlatmaya, fotoğraftan insanın dünyadaki yerini anlamlandırmasına uzanan çalışmaları, farklı kuşaklardan okurları buluşturmayı sürdürüyor.
John Berger kimdir?
5 Kasım 1926’da Londra’da doğan John Berger, sanat hayatına resimle başladı. Chelsea College of Arts’ta eğitim gördü; 1940’ların sonlarında Londra’daki galerilerde eserlerini sergiledi. Resim öğretmenliğinin ardından sanat eleştirisine yönelen Berger, 1950’lerde New Statesman için kaleme aldığı yazılarla tanındı. Sanat üzerine düşünürken bir eserin üretildiği toplumsal koşulları ve izleyicisiyle kurduğu ilişkiyi de değerlendiren yaklaşımı, yazarlığının belirleyici yönlerinden biri oldu.
İlk romanı Zamanımızın Bir Ressamı 1958’de yayımlandı. Roman, deneme, şiir, senaryo ve sanat eleştirisi arasında çalışan Berger, 1972’de G. romanıyla Booker Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl yayımlanan Görme Biçimleri televizyon dizisi ve kitabı ise sanat düşüncesini çok daha geniş bir izleyici ve okur kitlesine taşıdı. Berger’ın üretiminde edebiyat ile görsel sanatlar, birbirini besleyen iki alan olarak gelişti.
Yaşamının önemli bir bölümünü Fransa’da geçiren Berger, köylülerin hayatını, göçmen emeğini ve toplumsal eşitsizlikleri de çalışmalarına taşıdı. Sanatla toplum arasındaki bağa yönelik ilgisi, insanların gündelik deneyimlerine gösterdiği dikkatle birlikte ilerledi. 2 Ocak 2017’de Fransa’da hayatını kaybeden yazarın eserleri, sanat eleştirisi kadar hikâye anlatıcılığı açısından da okunmaya devam ediyor.
Görme Biçimleri neden önemli?
John Berger’ın en çok tanınan eserlerinden Görme Biçimleri, 1972’de BBC için hazırlanan dört bölümlük televizyon dizisinden doğdu. Kitap, Berger’ın Sven Blomberg, Chris Fox, Michael Dibb ve Richard Hollis ile yürüttüğü ortak çalışmanın ürünü olarak yayımlandı. Türkçeye Yurdanur Salman tarafından çevrilen eserin ilk Türkçe baskısı 1978’de yapıldı.
Kitabın temelinde, görmenin kendiliğinden ve tarafsız bir eylem olmadığı düşüncesi bulunuyor. Berger, bir görüntüyü nasıl anlamlandırdığımızın bildiklerimiz, inançlarımız ve içinde yaşadığımız koşullarla ilişkisini araştırıyor. Bir resme bakarken yalnızca karşımızdaki nesneyi görmeyiz; o nesneye ilişkin öğrendiklerimizi ve beklentilerimizi de bakışımıza taşırız. Bu yaklaşım, okuru kendi görme alışkanlıklarının farkına varmaya çağırıyor.
Berger’ın tartıştığı başlıca meselelerden biri, sanat eserlerinin fotoğraf ve televizyon aracılığıyla çoğaltılmasının yarattığı değişim. Bir tablonun görüntüsü, bulunduğu mekândan çıkarılıp farklı metinlerle veya başka görüntülerle yan yana getirildiğinde yeni anlamlar kazanabiliyor. Böylece eseri anlamak için, nasıl ve hangi bağlamda gösterildiğine de dikkat etmek gerekiyor.
Görme Biçimleri, Avrupa resim geleneğindeki kadın temsillerini, sahiplik ilişkilerini ve reklam imgelerini de bu çerçevede ele alıyor. Kadın bedeninin bakılan bir nesne olarak sunulması, yağlıboya resimlerde zenginliğin görünür kılınması ve reklamların arzu üretmesi, görsel kültürün toplumsal ilişkilerden ayrı düşünülemeyeceğini gösteren örnekler arasında yer alıyor. Berger, müzedeki resimlerle gündelik hayatta karşılaşılan reklamlar arasında bağlantılar kurarak sanat eleştirisinin alanını genişletiyor.
Bu sorular, bugün sosyal medyada dolaşan fotoğrafları, reklamları ve sürekli yeniden kullanılan görüntüleri düşünmek için de verimli bir başlangıç sunuyor. Bir görüntünün kim tarafından seçildiğine, nasıl sunulduğuna ve izleyiciden ne beklediğine dikkat etmek, Berger’ın yaklaşımını günümüzün görsel deneyimine taşımanın yollarından biri.
Türkçede geniş bir Berger kitaplığı
Berger’ın Türkçedeki eserleri, Görme Biçimlerinin ötesinde geniş bir okuma alanı açıyor. Bir Fotoğrafı Anlamak, O Ana Adanmış, Portreler, Manzaralar ve Bento’nun Eskiz Defteri gibi kitaplarının yanında, G., A’dan X’e ve Buluştuğumuz Yer Burası da yazarın farklı anlatı biçimleriyle kurduğu ilişkiyi izleme imkânı sunuyor.
Yüzüncü yıl buluşmasına katılacak Katya Berger’ın babasıyla ortak bir kitabı da bulunuyor. Tiziano, Su Perisi ile Çoban, Katya Berger Andreadakis ile John Berger’ın Tiziano’nun resimleri üzerine yazışmalarını bir araya getiriyor. Bu çalışma, sanat üzerine düşünmenin iki kişi arasında gelişen bir konuşmaya nasıl dönüşebildiğini gösteriyor.
Metis Yayınları, yüzüncü yıl kapsamında ayrıca 5 Kasım’dan itibaren metiskitap.com’da Berger kitaplarının yüzde 40 indirimle sunulacağını duyurdu. Pera Müzesi’ndeki anma gününün söyleşi başlıkları ve ayrıntılı saatleri ise yayınevinin paylaşacağı programla netleşecek.

