Semiha Berksoy’un resimlerinden Yoko Ono’nun katılımcı yapıtlarına, fabrika hikâyelerinden Cumhuriyet döneminin basın fotoğraflarına… Kasım ayında görülebilecek dokuz sergiyi, içerikleri ve ziyaret bilgileriyle bir araya getirdik.
Kasım için sergi programı hazırlarken ilk sıraya kapanış tarihi yaklaşanları almakta yarar var. Fatoş İrwen’in “Rû Bi Rû”, Semiha Berksoy’un “Tüm Renklerin Aryası” ve Yapı Kredi Kültür Sanat’taki “Yüzyılın İzleri” sergileri bu ay sona eriyor. Diğer duraklar ise ziyaretini kış aylarına yaymak isteyenlere zaman bırakıyor.
FikirSanat’ın bu seçkisi, İstanbul’daki sekiz serginin yanında İzmir’de Centre Pompidou koleksiyonundan yapıtları buluşturan “Lumina”ya da yer veriyor. Resim, fotoğraf, arşiv, performans ve yerleştirme arasında dolaşan rehberde, sanatçıların kişisel dünyaları kadar çalışma hayatı ve toplumsal hafıza üzerine araştırmalar da bulunuyor.
Rû Bi Rû — Fatoş İrwen
Fatoş İrwen’in Zilberman’daki kişisel sergisinin adı, Kürtçede “yüz yüze” ve “karşı karşıya” anlamlarına geliyor. Bu karşılaşmanın merkezinde, kayda geçirilmemiş ya da susturulmuş hikâyeler var. Sanatçının çocukluğundan beri dinlediği anlatılar, doğup büyüdüğü coğrafya ve bireyin özgürlük mücadelesi serginin düşünsel zeminini oluşturuyor.
Saç, dikenler, kurumuş nehir yatağı ve bitkilerle çevrilen kent imgeleri, geçmişin bugündeki varlığını farklı biçimlerde ele alıyor. İrwen’in önerdiği yüzleşme, izleyicinin kendi tanıklık konumunu da düşünmesini gerektiriyor. Bellek, beden ve coğrafya ilişkisine odaklanan bir sergi görmek isteyenler için kasımın ilk ziyaretlerinden biri olabilir. Sergi 21 Kasım’da sona eriyor.
Mekân: Zilberman İstanbul ve Dialogues, Mısır Apartmanı, İstiklal Caddesi No:163, Beyoğlu
Ziyaret: Salı–cumartesi 11.00–19.00; pazar ve pazartesi kapalı.
Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası
Semiha Berksoy’un sanatını tek bir disiplin üzerinden tanımak güç. İstanbul Modern’deki sergi, bu çok yönlülüğü 200’ü aşkın yapıtla izlemeye olanak veriyor. Opera ve tiyatro deneyiminin resimlerine nasıl geçtiği; portreler, otoportreler, desenler ve çarşaf resimleri arasında görünür hâle geliyor.
Öykü Özsoy Sağnak ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğünde, Yazın Öztürk’ün asistan küratörlüğünde hazırlanan seçki, sanatçının kişisel dünyasıyla sahnedeki varlığını birlikte ele alıyor. Berksoy’u yalnızca opera sanatçısı ya da ressam olarak bilenler için sergi, bu iki alanın birbirini nasıl beslediğini gösteren kapsamlı bir karşılaşma sunuyor. Ziyaret süresi uzatılan serginin son günü 22 Kasım 2026.
Mekân: İstanbul Modern, Karaköy
Ziyaret: Salı–pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00; pazartesi kapalı.
Giriş: Müze biletiyle. Perşembe 10.00–14.00 arasında Türkiye’de ikamet eden ziyaretçilere ücretsiz.
Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat
Bir sanat ortamının oluşumunda eserler kadar kurumların, yayınların, koleksiyonların ve destek mekanizmalarının da payı var. Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında hazırlanan “Yüzyılın İzleri”, bu ilişkileri 1920’lerden günümüze uzanan bir seçkiyle ele alıyor.
Didem Yazıcı’nın küratörlüğünü, Zehra Begüm Kışla’nın yardımcı küratörlüğünü üstlendiği sergide sanat eserleri; objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle birlikte sunuluyor. Özel girişimlerin Türkiye’de kültür ve sanat alanındaki rolünü inceleyen sergi, koleksiyonculuk ve kurum tarihiyle ilgilenenler için rehberin araştırma ağırlıklı duraklarından biri. 29 Kasım, ziyaret için son gün.
Mekân: Yapı Kredi Kültür Sanat, İstiklal Caddesi No:161, Beyoğlu
Ziyaret: Hafta içi 10.00–19.00, cumartesi 11.00–19.00, pazar 12.00–19.00.
Giriş: Ücretsiz.
Yoko Ono: İçses ve İçyapı
Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Yoko Ono sergisi, bir yapıtın izleyicinin düşüncesi ve katılımıyla nasıl tamamlanabileceğine odaklanmak için fırsat sunuyor. Sanatçının yetmiş yılı aşan üretiminden seçilen 67 yapıt; talimat parçaları, kavramsal çalışmalar, performans, film ve yerleştirmeleri bir araya getiriyor.
Sergi yalnızca müze salonlarında kalmıyor; bahçeye ve Atlı Köşk içindeki Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisine de yayılıyor. Bu nedenle ziyareti tek bir salonda tamamlanacak kısa bir gezi olarak düşünmemek gerekiyor. Ono’nun farklı dönemlerde geliştirdiği katılım biçimlerini izlemek isteyenler için 27 Aralık 2026’ya kadar zaman var.
Mekân: Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan, İstanbul
Ziyaret: Salı–pazar 10.00–18.00; pazartesi kapalı.
Giriş: Müze biletiyle; salı günleri ücretsiz.
Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım
Pera Müzesi’ndeki serginin odağında Frank Bowling var; Francis Bacon ve Victor Willing’in yapıtları ise onun resimlerine farklı yönlerden bakmayı sağlıyor. “Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle” alt başlığını taşıyan sergi, üç sanatçının boya, figür, yüzey ve bellekle kurduğu ilişkileri karşılaştırmaya açıyor.
Alistair Hicks’in küratörlüğündeki seçki, Bowling’in altmış yılı aşan üretimini kronolojik bir sıralamadan çok, sanatçılar arasındaki yakınlıklar ve ayrılıklar üzerinden ele alıyor. Soyut resme ilgi duyanlar kadar figürden soyutlamaya geçişleri merak edenler için de dikkat çekici bir durak. 31 Ocak 2027’ye kadar görülebilir.
Mekân: Pera Müzesi, Tepebaşı, İstanbul
Ziyaret: Salı–cumartesi 10.00–19.00, cuma 22.00’ye kadar; pazar 12.00–18.00. Pazartesi kapalı.
Giriş: Müze biletiyle; cuma 18.00–22.00 arasında herkes için, çarşamba günleri öğrenciler için ücretsiz.
İşi Olmayan Giremez
Salt Galata’nın sergisi, gündelik hayatın büyük bölümünü belirleyen fakat dışarıdan pek görülmeyen çalışma mekânlarına bakıyor. Fabrikalar, geri dönüşüm sahaları, tekstil üretimi ve küresel tedarik ağları; işçi bedeni ve kentteki dönüşümle birlikte ele alınıyor.
Merve Bedir’in insan, makine ve mekân ilişkisine yönelen çalışması; Kamil Dalkır ile Sibel Karadağ’ın atık ekonomisine odaklanan araştırması ve belit sağ’ın Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası üzerine işi, sergideki farklı yaklaşımlardan bazıları. Üretimin kent merkezlerinden uzaklaşmasının emeği nasıl görünmez kıldığına bakarken dayanışma ve direniş biçimlerine de yer açan sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar açık.
Mekân: Salt Galata, Bankalar Caddesi No:11, Karaköy
Ziyaret: Salı–cumartesi 11.00–19.00, pazar 11.00–18.00; pazartesi kapalı.
Giriş: Ücretsiz.
Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları
Özer Kabaş’ı resimleriyle tanıyanlar, Salt Beyoğlu’ndaki sergide sanatçının tiyatro, sinema, tasarım, eğitim ve yazıyla ilişkisini de izleyebilir. Yapıtlarla arşiv belgelerini bir araya getiren seçki, Kabaş’ın Türkiye’nin kültür ortamındaki yerini bu çok yönlü üretim üzerinden inceliyor.
Deniz, emek ve insan ilişkisine yoğunlaşan resimleri, sanat eğitimi üzerine düşünceleriyle birlikte okunuyor. Kabaş’ın figüratif ve soyut sanat arasındaki katı ayrımlara mesafesi de serginin önemli başlıklarından biri. 14 Mart 2027’ye kadar sürecek sergi için kasım ayına özel bir seçenek de var: 12 Kasım Perşembe saat 18.30’da düzenlenecek ücretsiz rehberli tur, kayıtla ve 25 kişilik kontenjanla gerçekleştirilecek.
Mekân: Salt Beyoğlu, İstiklal Caddesi No:136
Ziyaret: Salı–cumartesi 11.00–19.00, pazar 11.00–18.00; pazartesi kapalı.
Giriş: Ücretsiz.
Cumhuriyetin Kamera Arkası
Gazetede yayımlanacak fotoğraf seçildiğinde, aynı olayın diğer karelerine ne olur? Pera Müzesi’ndeki “Cumhuriyetin Kamera Arkası”, haberin dışında kalan bu geniş görsel birikime bakıyor. İdil Çetin ve Ahmet Ersoy’un küratörlüğündeki sergi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın Basın Fotoğrafları Arşivi’nden hareketle 1920’lerden 1950’lerin başlarına uzanan İstanbul’u ele alıyor.
Gündelik yaşam, sokaklar, toplumsal olaylar ve foto muhabirlerinin çalışma pratikleri birlikte izlenebiliyor. Yayımlanmamış ya da alışılmış temsil biçimlerine uymayan görüntüler, dönemin hafızasını yeniden düşünmek için malzeme sunuyor. Fotoğraf ve şehir tarihiyle ilgilenenler, 28 Mart 2027’ye kadar açık kalacak sergiyi Frank Bowling sergisiyle aynı Pera Müzesi ziyaretine dahil edebilir.
Mekân: Pera Müzesi, Tepebaşı, İstanbul
Ziyaret ve giriş: Yukarıdaki Pera Müzesi saatleri ve ücretsiz ziyaret uygulamaları bu sergi için de geçerli.
Lumina: Renk ve Işık Sanatı
Rehberin İzmir durağı, Arkas Sanat ile Centre Pompidou iş birliğinin ilk kapsamlı sergisi. Lucien Arkas Sanat Merkezi’ndeki “Lumina”, renk ve ışığın modern sanattaki dönüşümünü yedi tematik bölüm ve 83 yapıt aracılığıyla ele alıyor.
Georges Braque, Wassily Kandinsky, Gerhard Richter, Joan Mitchell, Bridget Riley ve Victor Vasarely gibi sanatçıları buluşturan seçki, farklı dönemlerin görme ve algılama deneyimlerini karşılaştırma olanağı sunuyor. Görsel sanatların yanında film, müzik ve performansla ilişkili yaklaşımlara da uzanan sergi, İstanbul dışındaki kasım programı için kapsamlı bir seçenek. 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilir.
Mekân: Lucien Arkas Sanat Merkezi, Mistral İzmir, Konak
Sergi tarihleri: 26 Eylül 2026–14 Şubat 2027.
Rehber, 27 Ekim 2026 tarihinde erişilen kurum duyuruları esas alınarak hazırlanmıştır. Ziyaret saatleri, bilet koşulları ve sergi sürelerinde yapılabilecek değişiklikler için ziyaret öncesinde ilgili kurumun güncel duyurusunu kontrol edebilirsiniz.
