İstanbul’un baharla birlikte Boğaziçi yamaçlarında beliren en karakteristik renklerinden biri olan erguvan, “Ortak Hafıza: Erguvan” sergisinde farklı kuşak ve disiplinlerden 60’tan fazla sanatçının ortak konusu oluyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu’nda açılan sergi, 4 Ekim’e kadar görülebilecek.

Bir ağacın çiçeği ne zaman bir şehrin hafızasına dönüşür?

Erguvan söz konusu olduğunda bu sorunun cevabı yalnızca bitkinin İstanbul’da yetişmesiyle açıklanamıyor. Nisan sonu ile mayıs başında kısa süreliğine açan mor-pembe çiçekler, özellikle Boğaziçi peyzajıyla o kadar güçlü biçimde özdeşleşmiş durumda ki bugün İstanbul üzerine oluşturulan kültür rotalarında bile “Erguvan Zamanı Boğaziçi” başlığı ayrı bir gezi temasına dönüşmüş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kültür yayınlarında da erguvan, şehrin tarih boyunca simgeleşmiş bitkilerinden biri olarak ele alınıyor.

“Ortak Hafıza: Erguvan” sergisi tam da bu ortak imgeden hareket ediyor. Küratörlüğünü Gülten Akagündüz ve Sena Çiftçi’nin üstlendiği sergide 60’tan fazla sanatçının, erguvanı farklı teknik ve yaklaşımlarla yorumlayan 60’tan fazla çalışması yer alıyor.

Buradaki ortaklık, bütün sanatçıların aynı ağacı resmetmesinden ibaret değil. Erguvan aynı zamanda renk, mevsim, kent belleği ve kişisel hatıralar arasında hareket edebilen bir motif. Aynı mor-pembe ton bir sanatçının çalışmasında doğrudan bir doğa gözlemine dönüşebilirken başka bir eserde İstanbul’a, geçmişe veya belirli bir mekâna gönderme yapabiliyor. Serginin “ortak hafıza” ifadesi de böylece tek bir görüntünün birçok kişide farklı çağrışımlar yaratabilmesine dayanıyor.

Ortak Hafıza: Erguvan Sergisi Büyük Çamlıca Camii’nde

Erguvan neden İstanbul’un imgelerinden biri?

İstanbul’un görsel kimliği çoğu zaman yapılar üzerinden anlatılır: kubbeler, kuleler, surlar, köprüler ve Boğaz. Oysa kentin bitki örtüsü de bu kimliğin eski parçalarından biri.

Erguvanın İstanbul’la ilişkisi hem doğal çevre hem de tarihsel çağrışımlarla güçlenmiş durumda. Kültür İstanbul’un arşivinde, erguvanın yapraklarından önce çiçek açtığı ve Boğaziçi’ni ilkbaharda morumsu-pembe renge dönüştürdüğü belirtiliyor. Aynı kaynak, erguvan tonunun Bizans dünyasında da özel bir anlam taşıdığını; mor rengin imparatorluk ve güçle ilişkilendirildiğini aktarıyor. Osmanlı döneminde ise özellikle Emir Sultan çevresinde gelişen erguvan şenlikleri, bu bitkinin kültürel anlamını İstanbul’un dışına da taşıyan tarihsel örneklerden biri.

Bugün erguvanın İstanbul simgeleri arasında hâlâ kullanılması da bu devamlılığı gösteriyor. İBB Kültür AŞ’nin İstanbul’u temsil eden imgeler üzerine hazırladığı İST Collection’da erguvan, kentin karakteristik motiflerinden biri olarak yer almıştı.

“Ortak Hafıza: Erguvan”ın ilginç tarafı, bu yerleşmiş simgeyi tek bir estetik kalıp içerisinde sunmaması. Aynı konu çok sayıda sanatçıya verildiğinde ortaya yalnızca farklı üsluplar değil, aynı şehirle kurulmuş farklı ilişkiler çıkıyor. Böylece erguvan bir natürmort konusu olmaktan çıkarak belleğin nasıl çoğaldığını gösteren ortak bir başlangıç noktasına dönüşüyor.

Serginin küratörlerinden Gülten Akagündüz’ün geleneksel ebru sanatıyla uzun süredir çalışan bir sanatçı olması da serginin teknik çeşitliliğine ayrı bir bağlam ekliyor. Akagündüz, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sanatçı kayıtlarında ebru alanında yer alıyor; daha önce geleneksel ebruyu doğa gözlemiyle bir araya getiren çalışmalar da gerçekleştirdi.

Bu nedenle sergiye yalnızca “erguvan temalı karma sergi” olarak bakmak sınırlı kalabilir. Burada asıl mesele, İstanbul’da neredeyse herkesin tanıdığı bir görüntünün farklı sanatçılar tarafından nasıl yeniden sahiplenildiği. Kentlerin ortak hafızası yalnızca büyük olaylardan ya da yapılardan oluşmuyor; bazı renkler, mevsimler ve bitkiler de zamanla aynı işlevi üstlenebiliyor.

“Ortak Hafıza: Erguvan”, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor ve 4 Ekim 2026’da sona eriyor.

Ortak Hafıza: Erguvan
Küratörler: Gülten Akagündüz, Sena Çiftçi
📍 Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu
📅 4 Ekim 2026’ya kadar
🎟️ Ücretsiz

Share.

1 Yorum

  1. Pingback: Levantenlerin İstanbul’u: Beyoğlu’nun Görünmeyen Hafızası Sergiye Taşınıyor – Fikir Sanat

Leave A Reply

Exit mobile version