Galeri 77, Erivan doğumlu iki sanatçı Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian’ın çalışmalarını “Rhapsody” başlıklı sergide bir araya getiriyor. 4 Haziran’da açılan ve 29 Ağustos 2026 tarihine kadar Karaköy’de ziyaret edilebilecek sergi, aynı coğrafyadan gelen iki sanatçıyı ortak bir üslupta buluşturmak yerine, resim dillerinin birbirinden ayrıldığı noktaya odaklanıyor. Sergi eş zamanlı olarak Belçika’daki Gallery Verduyn’de de gerçekleşiyor.
Her iki sanatçının yaşamında göç, yeniden yerleşme ve farklı kültürler arasında var olma deneyimi bulunuyor. Buna rağmen “Rhapsody”, ortak geçmişin zorunlu olarak ortak bir estetik yaratacağı düşüncesini reddediyor. Narek Arzumanyan’ın kalabalık, gerilimli ve katmanlı yüzeyleri ile Artur Eranosian’ın kontrollü, sade ve sessiz kompozisyonları yan yana geldiğinde, benzerliğe değil ayrılığa dayanan bir karşılaşma ortaya çıkıyor. Serginin asıl gücü de iki sanatçıyı aynı hikâyenin temsilcileri olarak sunmamasında beliriyor.
Hafızanın Biriktiği Yüzeyler
1988 yılında Erivan’da doğan ve 2011’den beri Nürnberg’de yaşayan Narek Arzumanyan’ın resimleri; çocukluk hafızası, folklor, Sovyet görsel kültürü ve kişisel mitolojiden gelen imgelerin üst üste yığıldığı yoğun bir alan oluşturuyor. İnsan ve hayvan figürleri, tanıdık nesneler, grotesk bedenler ve açıklanması güç semboller aynı yüzeyde karşılaşıyor. Mizah ile şiddet, masumiyet ile tehdit arasındaki sınır sürekli yer değiştirirken boya yalnızca görüntü kuran bir araç olmaktan çıkıp fiziksel bir gerilime dönüşüyor.
Arzumanyan’ın resimlerindeki fazlalık, düzensiz bir görüntü yığını anlamına gelmiyor. Hafızanın hiçbir zaman düzenli ve eksiksiz biçimde geri dönmemesiyle ilişkili bir yapı kuruyor. Geçmiş, burada kronolojik bir anlatı olarak değil; birbirine karışan çocukluk imgeleri, korkular, kültürel kalıntılar ve kişisel çağrışımlar hâlinde beliriyor. “Ölüm Çocuğunun Kayıp Oyuncakları”, “Etten Duvar”, “Mağlup Dino” ve “Kolobok’un İntikamı” gibi eser adları da sanatçının dünyasında oyun, kayıp ve tekinsizlik arasındaki ilişkinin izlerini taşıyor.
Artur Eranosian’ın resimleri ise bu yoğunluğun karşısında neredeyse sessiz bir alan açıyor. 1989’da Erivan’da doğan ve yaşamını Belçika’da sürdüren sanatçı, fotoğrafla başlayan üretimini 2020’den itibaren resim üzerinde yoğunlaştırdı. Fotoğraftan gelen kadraj ve mekân duyarlılığı; terracotta, okra ve koyu yeşil gibi sınırlı renk alanlarının dengeli biçimde düzenlendiği kompozisyonlarda devam ediyor. Eranosian’ın çalışmalarında anlatı çoğalmak yerine geri çekiliyor; anlam, eklenen unsurlardan çok geride bırakılan boşluklarda kuruluyor.
Ortak Köken, Ortak Bir Dil Yaratır mı?
“Rhapsody”nin açtığı temel soru, göç ve aidiyetin sanatsal üretimde nasıl görünür hâle geldiği kadar, ortak bir kökenin sanatçıları gerçekten birbirine yaklaştırıp yaklaştırmadığıdır. Arzumanyan geçmişin parçalarını yüzeye taşıyarak resmini genişletirken Eranosian, görüntüyü azaltarak yoğunlaştırıyor. Biri hafızanın taşmasını, diğeri ise biçimin denetim altında tutulmasını öne çıkarıyor. Bu karşıtlık iki sanatçı arasındaki mesafeyi kapatmıyor; tersine, serginin kurucu unsuruna dönüştürüyor.
Serginin İstanbul ve Belçika’da aynı anda gerçekleşmesi de yalnızca sergileme alanını genişleten bir organizasyon tercihi değil. Sanatçıların farklı ülkeler ve kültürler arasında şekillenen yaşamları, serginin iki ayrı coğrafyada kurulmasıyla mekânsal bir karşılık kazanıyor. Aynı eserlerin farklı kentlerde, farklı izleyicilerle karşılaşması; bir resmin anlamının üretildiği yerle sınırlı olmadığını, taşındığı bağlam içinde yeniden okunabildiğini gösteriyor.
“Rhapsody”, göç deneyimini tek ve ortak bir kimliğe indirgeyen anlatıların dışında duruyor. Aynı şehirde doğmuş, benzer geçişlerden geçmiş iki sanatçının birbirinden tamamen farklı resim dilleri geliştirebilmesi, hafızanın herkeste aynı biçimde çalışmadığını hatırlatıyor. Ortak geçmiş, ortak bir görüntü yaratmıyor; bazen yalnızca farklılıkların daha belirgin biçimde görülebildiği bir zemin hazırlıyor.
Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian’ın “Rhapsody” sergisi, 29 Ağustos 2026 tarihine kadar Galeri 77’nin Karaköy’deki mekânında ziyaret edilebilir. Galeri, Hacımimi Mahallesi Necatibey Caddesi, Sakızcılar Sokak No: 1/E adresinde bulunuyor.

