Çağdaş Türk resminin kendine özgü isimlerinden Mustafa Demirpençe, yeni kişisel sergisi “İnsan, Zaman ve Mekân Hikâyeleri” ile ArtisArt Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. 19 Eylül 2026 Cumartesi günü açılacak sergi, sanatçının yeni dönem eserlerinin yanı sıra ilk kez sergilenecek özel çalışmalarını da bir araya getiriyor.
19 Eylül – 2 Ekim 2026 tarihleri arasında görülebilecek sergi, insanın zamanla, mekânla ve kendi belleğiyle kurduğu ilişkiyi Demirpençe’nin katmanlı resim dili üzerinden görünür kılıyor.
İnsan, Zaman ve Mekân
Mustafa Demirpençe’nin resimlerinde insan figürü çoğu zaman tek başına değildir. Onu çevreleyen zaman, mekân, nesneler, semboller ve hafıza parçaları da resmin anlamına dâhil olur. Sanatçı profillerinde Demirpençe’nin resimlerinde kimlik, kişilik ve zaman meselelerini sorguladığı; daire sembolünü sosyal yapı, yabancılaşma, cinsiyet ayrımları ve felsefi yaklaşımlarla ilişkilendirdiği belirtilir.
Bu nedenle “İnsan, Zaman ve Mekân Hikâyeleri”, yalnızca figürlerin yer aldığı bir sergi olarak değil; insanın yaşadığı çağla, taşıdığı geçmişle ve içinde bulunduğu mekânla ilişkisini düşünmeye açan bir bütün olarak okunabilir.
Dairesel Kompozisyonların Dili
Demirpençe’nin sanatında dairesel formlar dikkat çekici bir yer tutar. Daire, onun resimlerinde yalnızca biçimsel bir tercih değildir. Zamanın döngüsel yapısını, hayatın tekrarlarını, insanın kendi içine dönmesini ve belleğin kapanmayan halkalarını düşündüren güçlü bir sembol olarak çalışır.
Sanatçı üzerine hazırlanan profillerde, dairenin hayatla; çizginin ise zaman, mekân ve bireyle ilişkilendirildiği aktarılır. Bu yaklaşım, Demirpençe’nin resimlerinde biçimin düşünsel bir anlam taşıdığını gösterir.
Sergideki işler de bu bakımdan geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki sınırları yumuşatıyor. Zaman düz bir çizgi gibi değil; geri dönen, üst üste binen, bazen de aynı yüzeyde çoğalan bir yapı olarak beliriyor.
Şehirlerin ve Nesnelerin Hafızası
“İnsan, Zaman ve Mekân Hikâyeleri” başlığı, serginin yalnızca bireysel hafızaya değil, mekânların taşıdığı izlere de odaklandığını gösteriyor. Şehirler, sokaklar, yapılar ve nesneler insan yaşamının sessiz tanıklarıdır. Bir eşya, bir kapı, bir pencere, bir duvar ya da düşsel bir mimari parça; geçmişte yaşanmış bir ânın izini taşıyabilir.
Demirpençe’nin resimleri bu sessizliği görünür hâle getirir. Nesneler yalnızca dekor değildir; insanın hayatıyla birlikte anlam kazanır. Mekân ise yalnızca figürün durduğu yer değil, belleğin saklandığı ve zamanın yoğunlaştığı alandır.
Düşsel Mekânlar, Güçlü Semboller
Sanatçının resimlerinde gerçek mekân ile düşsel mekân çoğu zaman iç içe geçer. İzleyici, tanıdık gibi görünen ama tam olarak yerleştiremediği bir dünyayla karşılaşır. Bu dünya, gündelik gerçekliğin birebir kopyası değildir; daha çok hafızanın, zamanın ve hayal gücünün yeniden kurduğu bir alandır.
Bu nedenle Demirpençe’nin resimlerinde anlatı doğrudan açıklanmaz. Figür, sembol, daire, çizgi, mimari parça ve renk ilişkisi izleyiciyi yavaş yavaş düşünmeye çağırır. Sergi, hızlı tüketilen bir görüntü dünyasına değil; bakmayı, karşılaştırmayı ve ayrıntılarda anlam aramayı isteyen bir resim evrenine açılır.
Sergi Bilgileri
Sergi: İnsan, Zaman ve Mekân Hikâyeleri
Sanatçı: Mustafa Demirpençe
Açılış: 19 Eylül 2026 Cumartesi, 17.00–19.00
Sergi Tarihleri: 19 Eylül – 2 Ekim 2026
Yer: ArtisArt Sanat Galerisi
Adres: Abdulkadir Noyan Sk. Servet Apt. No:12B, Erenköy, Kadıköy / İstanbul
Mustafa Demirpençe’nin “İnsan, Zaman ve Mekân Hikâyeleri” sergisi, insanın belleğinde biriken izleri, zamanın döngüsel yapısını ve mekânların taşıdığı sessiz hikâyeleri resim yüzeyinde buluşturuyor. Sergi, izleyiciyi yalnızca resimlere bakmaya değil; zaman, insan ve mekân arasındaki bağı yeniden düşünmeye çağırıyor.


1 Yorum
Pingback: İbrahim Aşık’ın “Dünden Sonra” Sergisi Point Kültür Sanat Galerisi’nde Açılıyor – Fikir Sanat