İstanbul’da org müziğine odaklanan az sayıdaki etkinlikten biri olan İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Org Festivali, 2026’da yedinci kez düzenleniyor. 6 Ekim–7 Kasım 2026 tarihleri arasındaki festival, İtalya, İspanya ve Macaristan’dan org virtüözlerini Beyoğlu Sent Antuan Kilisesi’nde ağırlayacak.
Üç konserden oluşan program, org repertuvarının yalnızca Barok dönemle sınırlı olmadığını da gösteriyor. Baroktan klasik döneme, romantizmden 20. yüzyıla uzanan eserler, üç farklı yorumcunun programlarıyla İstanbul’da dinleyici karşısına çıkacak. Festivalin sanat yönetmenliğini Mehmet Mestçi üstleniyor. Festival, önceki yıllarda İtalya, İsveç, Macaristan, Fransa, Romanya, İspanya, Danimarka ve Türkiye’den müzisyenleri İstanbul’a davet etmişti.
Açılış Alessandro Bianchi ile
Festivalin ilk konseri 6 Ekim Salı saat 20.30’da İtalyan org virtüözü Alessandro Bianchi tarafından verilecek.
Uluslararası kariyerinde beş kıtada 2.500’ün üzerinde konser verdiği belirtilen Bianchi, festivalin açılışında özellikle İtalyan Barok geleneğine uzanan bir programla Sent Antuan Kilisesi’nde olacak. Festival duyurusunda konserin öne çıkan eserlerinden biri Albinoni’nin ünlü Adagiosu olarak belirtiliyor.
Org denildiğinde akla ilk olarak Johann Sebastian Bach gelse de çalgının repertuvarı bundan çok daha geniş. Özellikle İtalya’da Rönesans ve Barok dönem boyunca gelişen org geleneği, kilise müziğinin yanı sıra dönemin farklı müzikal biçimlerini de içine alan büyük bir repertuvar oluşturdu. Bianchi’nin konseri festivalin bu tarihsel katmanını öne çıkarıyor.
Loreto Aramendi İstanbul’da İlk Kez
Festivalin ikinci konuğu Loreto Aramendi. İspanyol org sanatçısı, 19 Ekim Pazartesi saat 20.30’da Sent Antuan Kilisesi’nde sahne alacak.
San Sebastián’daki Santa María del Coro Bazilikası’nın baş orgcusu olan Aramendi, 1863 tarihli Cavaillé-Coll orguyla da yakından ilişkili bir müzisyen. İstanbul’daki konseri sanatçının kentteki ilk klasik müzik buluşması olacak. Program, İber Yarımadası’ndan Fransa, İngiltere ve Almanya’ya uzanırken Barok, klasik, romantik ve 20. yüzyıl eserlerini bir araya getiriyor.
Bu konser festivalin coğrafi çeşitliliğini de görünür kılıyor. Çünkü org müziği tek bir Avrupa geleneğinden gelişmedi. İspanya, Fransa, Almanya ve İtalya’da farklı çalgı yapıları, bestecilik anlayışları ve icra gelenekleri ortaya çıktı. Aynı çalgı, farklı coğrafyalarda farklı bir müzik dili kazandı.
Final Macar Org Geleneğiyle
Festivalin kapanış konseri 7 Kasım Cumartesi saat 20.30’da gerçekleştirilecek. Festivalin güncel toplu programında Macar org virtüözü Ágoston Tóka kapanış sanatçısı olarak yer alıyor.
Tóka için açıklanan programın dikkat çekici tarafı, klasik org repertuvarıyla farklı müzik türlerini yan yana getirmesi. Festival duyurusunda konser “Bach, Caz, Mendelssohn & Macar Dansları” ekseninde tanımlanıyor. Böylece kapanış, orgun yalnızca kilise ve Barok müzikle ilişkilendirilen geleneksel kimliğinin dışına taşan bir repertuvara açılıyor.
Org Neden Bu Kadar Farklı Bir Çalgı?
Opus Amadeus Org Festivali’ni İstanbul’daki diğer klasik müzik etkinliklerinden ayıran esas nokta, merkezine tek bir çalgıyı alması.
Org, mimariyle ilişkisi en güçlü müzik aletlerinden biri. Piyano ya da keman konser salonundan başka bir salona taşınabilirken büyük kilise orgları bulundukları yapının parçasıdır. Çalgının sesi yalnızca borularından değil, bulunduğu mekânın yüksekliği, hacmi ve akustiğiyle birlikte oluşur.
Bu nedenle bir org eserini kayıttan dinlemekle tarihî bir kilisede dinlemek arasında yalnızca ses şiddeti açısından değil, mekânsal deneyim bakımından da önemli bir fark bulunur. Ses farklı yönlerden yayılır; uzun yankılar birbirine karışır ve müzik, mimariyle birlikte algılanır.
Sent Antuan Kilisesi’nin festivalin bütün konserlerine ev sahipliği yapması da bu nedenle yalnızca mekân seçimi değildir. Festival, org müziğini çalgının doğal akustik çevresi içinde dinleme olanağı sunuyor.
Baroktan Günümüze Uzanan Bir Repertuvar
Festival programında dikkat çeken başka bir nokta da orgun tarihsel gelişimini tek döneme kapatmaması.
Barok dönem bu repertuvarın temelini oluşturuyor; ancak klasik ve romantik dönem bestecilerinden 20. yüzyıl müziğine, hatta caz ve farklı çağdaş düzenlemelere kadar uzanan bir alan açılıyor. Böylece üç konser, aynı çalgının yüzyıllar içinde geçirdiği dönüşümü farklı açılardan dinlemeyi mümkün kılıyor.
Opus Amadeus’un yedinci yılı bu açıdan küçük ama belirgin bir müzik rotası oluşturuyor: İtalyan geleneğinden İspanyol repertuvarına, oradan Macar müzik kültürüne uzanan üç konser ve bütün bu programın merkezinde İstanbul’un tarihî yapılarından biri.
Festival Programı
Alessandro Bianchi
6 Ekim 2026 Salı – 20.30
Sent Antuan Kilisesi, Beyoğlu
Loreto Aramendi
19 Ekim 2026 Pazartesi – 20.30
Sent Antuan Kilisesi, Beyoğlu
Ágoston Tóka
7 Kasım 2026 Cumartesi – 20.30
Sent Antuan Kilisesi, Beyoğlu
Biletix’te konserler için biletlerin satışta olduğu ve fiyatların 600 TL’den başladığı görülüyor. Etkinlik kurallarında ayrıca kilise avlusunun kapılarının saat 20.30’da kapatılacağı ve konser başladıktan sonra seyirci alınmayacağı belirtiliyor.

1 Yorum
Pingback: Lucien Arkas Sanat Merkezi İlk Sezonunu “Lumina: Renk ve Işık Sanatı” ile Açıyor – Fikir Sanat