Avrupa cazının en kendine özgü seslerinden Jan Garbarek, 4 Aralık 2026 Cuma akşamı İstanbul’da sahne alacak. Norveçli saksafoncu, Jan Garbarek Group feat. Trilok Gurtu adıyla gerçekleşecek konserde Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak.
Saat 21.00’de başlayacak konserin kadrosunda Garbarek’in yanı sıra uzun yıllardır birlikte çalıştığı Rainer Brüninghaus piyanoda, Yuri Daniel basta ve Hint perküsyon geleneğini caz ve doğaçlamayla buluşturan Trilok Gurtu perküsyonda yer alıyor. Konser Stagepass organizasyonuyla gerçekleştirilecek.
Jan Garbarek Kimdir?
1947’de Norveç’in Mysen kentinde doğan Jan Garbarek’in saksafonla ilişkisi, 14 yaşındayken radyoda John Coltrane dinlemesiyle başladı. 1960’larda Norveç caz çevresinde tanınmaya başlayan müzisyen, daha sonra besteci ve kuramcı George Russell ile çalıştı. Garbarek’in ECM Records ile ilişkisi ise şirketin henüz kuruluş yıllarında başladı; ilk ECM albümü “Afric Pepperbird” 1970’te kaydedildi.
Garbarek’i Avrupa cazında ayrı bir yere taşıyan şey yalnızca teknik virtüözlüğü değil, saksafonun sesini kullanma biçimi oldu. Tenor ve soprano saksafonda geliştirdiği açık, uzun ve kolaylıkla tanınabilen tonu; caz doğaçlamasını Norveç halk müziğinden Avrupa müzik geleneklerine kadar geniş bir alanla ilişkilendirdi.
ECM’nin sanatçıya ilişkin biyografisi de Garbarek’in müzikal yolculuğunu Norveç halk şarkılarından Orta Çağ polifonisine, Hint ve Ortadoğu müziklerinden caza uzanan geniş bir coğrafya içinde tanımlıyor.
Keith Jarrett ile Avrupa Cazının Önemli Ortaklıklarından Biri
Garbarek’in uluslararası ölçekte tanınmasında Keith Jarrett’ın European Quartet grubundaki yılları belirleyici oldu.
Jarrett, Garbarek, kontrbasta Palle Danielsson ve davulda Jon Christensen’den oluşan dörtlü, 1970’lerde Avrupa cazının en etkili topluluklarından birine dönüştü. “Belonging” ve “My Song” bu birlikteliğin en çok bilinen kayıtları arasında yer aldı. ECM, Garbarek’in 1970’lerin ortasında bu grupla uluslararası üne ulaştığını belirtiyor.
Bu dönem, Amerikan caz geleneğini Avrupa’ya taşımaktan farklı bir arayış ortaya koyuyordu. Melodiye daha geniş alan açan, sessizliğin ve boşluğun da müziğin parçası olduğu bir yaklaşım gelişiyordu. Garbarek’in ilerleyen yıllarda belirginleşecek saksafon dili de büyük ölçüde bu ortamda biçimlendi.
“Officium”: Caz ile Orta Çağ Müziğinin Karşılaşması
Garbarek’in kariyerindeki bir başka önemli kırılma ise The Hilliard Ensemble ile gerçekleştirdiği Officium projesiydi.
1993’te Avusturya’daki St. Gerold Manastırı’nda kaydedilen ve 1994’te yayımlanan albümde Garbarek’in doğaçlama saksafonu, Hilliard Ensemble’ın Orta Çağ ve Rönesans vokal müziğiyle karşı karşıya geldi. Saksafon, dört insan sesinin arasına adeta “beşinci ses” olarak yerleşti. Proje daha sonra Mnemosyne ve Officium Novum ile devam etti.
Bu çalışmalar Garbarek’in neden yalnızca “caz saksafoncusu” olarak tanımlanmasının yetersiz kaldığını da gösteriyor. Onun müziğinde türler arasında kesin sınırlar bulunmuyor; farklı gelenekler ortak bir ses alanında karşılaşabiliyor.
İstanbul Konserinde Trilok Gurtu da Sahnedeki Yerini Alacak
4 Aralık konserinin önemli taraflarından biri de Trilok Gurtu.
Hint ritim geleneği ile caz doğaçlamasını uzun yıllardır bir araya getiren Gurtu, klasik bir caz davulcusunun çalışma biçiminden oldukça farklı bir perküsyon dili kullanıyor. Jan Garbarek Group’un güncel kadrosunda Garbarek ve Gurtu’ya Rainer Brüninghaus ile Yuri Daniel eşlik ediyor. ECM kayıtlarında da bu dörtlü, Garbarek’in güncel grup kadrosu olarak yer alıyor.
Bu birliktelik Garbarek’in müziğinin temel özelliklerinden birini yeniden ortaya çıkarıyor: İskandinav melodileri, caz doğaçlaması ve farklı coğrafyalardan gelen ritmik gelenekler aynı yapının içine girebiliyor.
Sessizliğin de Müziğin Parçası Olduğu Bir Caz
Jan Garbarek’in müziğini ilk kez dinleyen biri için en dikkat çekici unsur bazen çaldığı notalar değil, notaların arasındaki boşluklar olabilir.
Garbarek yoğun ve sürekli bir saksafon akışı kurmak yerine melodinin mekân içinde yayılmasına izin veren bir dil geliştiriyor. Bu nedenle müziği zaman zaman cazdan çok manzara hissi yaratıyor; ses kadar sessizlik, ritim kadar bekleme de kompozisyonun parçası oluyor.
Bu özellik onun farklı müzik gelenekleriyle kurduğu ilişkide de belirleyici. Norveç halk müziğinin geniş melodik çizgileri, Keith Jarrett ile geliştirdiği caz dili, Hilliard Ensemble ile Orta Çağ müziğine açılan çalışmalar ve Hint müziğiyle kurduğu temas aynı müzikal düşüncenin farklı yönleri olarak okunabilir.
Garbarek’in ECM ile yarım yüzyılı aşan ilişkisi de bu sürekli arayışın kaydını oluşturuyor. Sanatçının kendi ifadesiyle bu yolculuk hiçbir noktada tamamen durup “ulaşılmış” bir yere dönüşmüyor.
Jan Garbarek İstanbul Konseri
Sanatçı: Jan Garbarek Group feat. Trilok Gurtu
Tarih: 4 Aralık 2026 Cuma
Saat: 21.00
Yer: Zorlu PSM – Turkcell Sahnesi, İstanbul
Jan Garbarek: Saksafon
Rainer Brüninghaus: Piyano
Yuri Daniel: Bas
Trilok Gurtu: Perküsyon
Organizasyon: Stagepass
Biletler Biletix üzerinden satışta. 15 Eylül itibarıyla bilet fiyatlarının 1.600 TL’den başladığı görülüyor.
Kaynak: Zorlu PSM

