Close Menu
  • Ana Sayfa
  • Kültür Sanat
  • Sinema & Dizi
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Yapay Zeka
  • Popüler Gönderiler
  • İletişim

Subscribe to Updates

Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

What's Hot

Sinem Demirci’nin “Inside Your Head” Sergisi Pg Art Gallery’de Açılıyor

Ekim 19, 2026

Alman Ressam Almut Wegner, Kapadokya’da Bezirhane Sohbetleri’ne Konuk Oluyor

Ekim 19, 2026

“Şimdide Yarını Düşünmek”: Uluslararası Felsefe Sempozyumu İzmir’de Düzenleniyor

Ekim 19, 2026
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Ekim 19
Facebook X (Twitter) Instagram
Fikir SanatFikir Sanat
  • Ana Sayfa
  • Kültür Sanat
  • Sinema & Dizi
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Yapay Zeka
  • Popüler Gönderiler
  • İletişim
Fikir SanatFikir Sanat
Home»Yaşam»Başka Türlü Bir Hayat Mümkün mü?
Yaşam

Başka Türlü Bir Hayat Mümkün mü?

Yaşamadığımız hayatları düşünürken kendimizi değişmeden koruruz. Oysa başka seçimler, başka birini de yaratmaz mı? Leibniz ve Deleuze üzerinden ihtimaller, pişmanlık ve değişim.
Lalin ErdenBy Lalin ErdenEkim 13, 2026Updated:Ekim 13, 2026Yorum yapılmamış5 Mins Read
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Başka bir hayatı hayal etmek, yalnızca koşullarımızın değil, o hayatı yaşayacak kişinin de değişebileceğini düşünmeyi gerektirir.
Başka Türlü Bir Hayat Mümkün mü? Leibniz ve Deleuze
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

Eski bir iş ilanı, yıllar önce kabul edilmemiş bir teklif, başka bir şehre taşınma düşüncesi. Bazen sıradan bir karşılaşma, hiç yaşanmamış bir hayatı zihnimizde başlatır. O işi kabul etmiş olsaydık nerede otururduk? Kimlerle tanışır, nelerden vazgeçerdik? Bugünkü kaygılarımız yine bizimle olur muydu?

Bu soruları sorarken çoğunlukla kendimizi olduğu gibi korur, yalnızca çevremizi değiştiririz. Aynı insanı başka bir eve, başka bir mesleğe, başka bir ilişkinin içine yerleştiririz. Sanki hayat değişecek ama onu yaşayan kişi bütün özellikleriyle aynı kalacaktır.

Oysa başka bir hayatın bizi de değiştirmesi gerekmez mi? Başka insanlarla karşılaşmış, başka alışkanlıklar edinmiş, başka güçlükler yaşamış olsaydık bugün kendimiz hakkında bildiklerimizin ne kadarı geçerli olurdu?

Leibniz’in mümkün dünyalar düşüncesiyle Deleuze’ün oluş ve farklılaşma anlayışı, bu gündelik soruyu beklenmedik bir yere taşıyor. Mesele yalnızca önümüzdeki seçeneklerden hangisini seçtiğimiz değil; seçeneklerle birlikte bizi seçen kişinin de nasıl oluştuğu.

Bernhard Christoph Francke (gest. 1729), Gottfried Wilhelm Leibniz, Leinwand 81 x 66 cm
Bernhard Christoph Francke (gest. 1729), Gottfried Wilhelm Leibniz, Leinwand 81 x 66 cm
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Gottfried_Leibniz

Gerçekleşmiş Olmak, Zorunlu Olmak Değildir

Leibniz’e göre yaşadığımız dünya, mümkün olan tek dünya değildir. Başka olayların gerçekleştiği dünyalar da düşünülebilir. Ancak bir mümkün dünya, aklımıza gelen bütün alternatifleri istediğimiz gibi bir araya getirdiğimiz bir depo sayılmaz. Onu oluşturan varlıkların ve olayların birlikte bulunabilmesi gerekir.

Bu ilişkiye compossibility, yani birlikte mümkün olma denir. Ayrı ayrı mümkün olan şeyler, aynı dünyanın parçaları olmaya elverişli olmayabilir. Deleuze, Leibniz derslerinde bu meseleyi olay dizilerinin birbirine yaklaşması veya birbirinden ayrılması üzerinden açıklar. Buradaki “birlikte mümkün olmama”, basitçe iki cümlenin birbirini yalanlamasından daha kapsamlı bir dünya ilişkisi anlatır.

Leibniz’in sisteminde hangi dünyanın var olacağını seçen Tanrı’dır. Fakat onun korumaya çalıştığı önemli bir ayrım vardır: Bir olayın gerçekleşeceğinin kesin olması, o olayın mantıksal olarak zorunlu olmasıyla aynı şey değildir. Metafizik Üzerine Konuşma’nın 13. bölümünde, olayların nedenleri bulunmasını karşıtlarının mutlak biçimde imkânsız olmasıyla eşitlemez. Gerçekleşmeyen bir alternatif, yalnızca gerçekleşmediği için çelişkili hâle gelmez.

Bu ayrımı kendi hayatımıza taşıdığımızda tanıdık bir alışkanlıkla karşılaşırız. Geçmişe bakarken olayları birbirine bağlar, sonunda bugünkü hâlimize ulaşan düzgün bir hikâye kurarız. Çocukken yaptığımız bir çizim, yıllar sonra seçtiğimiz mesleğin habercisine dönüşür. İlk karşılaşma, sonradan başlayan ilişkinin kaçınılmaz başlangıcı gibi görünür.

Hikâyenin sonunu bildiğimiz için başlangıcını da o sona göre okuruz. Böylece “bu oldu” cümlesi, fark ettirmeden “zaten böyle olacaktı” cümlesine yaklaşır. Oysa kararın verildiği gün, sonraki yıllar henüz bilinmiyordu.

Yaşamadığımız Hayatta Kim Olacaktık?

Bir şehirde kalmak veya başka bir şehre taşınmak üzerine düşünelim. Bu, yalnızca haritada yer değiştirmek değildir. Bir iş çevresine girmek, farklı insanlarla tanışmak, belirli alışkanlıklara zaman ayırmak anlamına gelir. Hayal ettiğimiz alternatif hayatı, bu ilişkilerden bağımsız düşünemeyiz.

Leibniz’in bireye ilişkin yaklaşımı bu noktada güçleşir. Bir kişinin “tam kavramı”, ona ait bütün yüklemleri, yaşamında başından geçecekleri de içerir. Kişiyi, bütün bu ilişkilerden önce duran ve farklı hayatlara hiç değişmeden yerleştirilebilen boş bir özne olarak düşünmek kolay değildir. Bu yaklaşımın kimlik açısından sonuçları tartışmalıdır; ama bireyle hayatının bütünü arasındaki bağı ciddiye aldığı açıktır.

Gündelik pişmanlığımız ise çoğu zaman bu bağı hesaba katmaz. Başka bir mesleğin imkânlarını isterken bugünkü dostluklarımızı, başka bir ilişkinin yakınlığını düşünürken mevcut hayatımızın bütün kazanımlarını koruruz. Yaşanmamış hayat, farklı seçimlerin yalnızca iyi sonuçlarının toplandığı bir tasarıya dönüşebilir.

Buradan bütün kararlarımızın doğru olduğu sonucu çıkmaz. Yanlış yapabilir, bir fırsatı kaçırabilir, bazı kayıpların sorumluluğunu taşıyabiliriz. Fakat alternatif bir hayatı düşünmekle onun eksiksiz hesabını çıkarmak farklı şeylerdir. Kazanacaklarımızı hayal ederken o hayatın bizi nasıl değiştireceğini ve hangi güçlükleri beraberinde getireceğini bilemeyiz.

Gilles Deleuze
Gilles Deleuze
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Gilles_Deleuze

Deleuze: Gelecek Hazır Seçeneklerden mi Oluşur?

Deleuze’e geçtiğimizde sorunun yönü değişir. Onun Leibniz’den devraldığı meselelerden biri, ayrılan dizilerin ve farklılaşmanın nasıl düşünüleceğidir. Leibniz’de farklı dünyalara dağıtılan ayrışmaları, dışlayıcı bir seçime tabi tutmadan düşünmeye çalışır. Bu, aynı olayın gündelik anlamda hem yaşandığını hem yaşanmadığını ileri sürmek değildir. Ayrışmanın, düşüncede mutlaka ortadan kaldırılması gereken bir kusur olup olmadığını sorgulamaktır.

Bunun hayatımıza ilişkin güçlü bir karşılığını, Deleuze’ün Bergson üzerinden geliştirdiği mümkün ile virtüel ayrımında bulabiliriz. “Mümkün”ü, bütün özellikleri önceden belirlenmiş fakat henüz gerçekleşmemiş bir şey olarak düşünürsek gelecek, hazırlanmış seçeneklerden oluşur. Gerçekleşme de bunlardan birinin sahneye çıkması gibi anlaşılır.

Deleuze’ün virtüel kavramı farklı çalışır. Virtüel, gerçek dışı bir hayal değildir; henüz belirli bir biçimde edimselleşmemiş olan gerçek ilişkileri ve farklılaşma imkânlarını düşünmeye yarar. Edimselleşme, hazır bir örneğin kopyalanmasıyla açıklanamaz; süreç içinde farklılık üretilir.

Birlikte çalışmaya başlayan iki insanı düşünelim. İlk gün önlerinde bazı planlar bulunabilir. Fakat zamanla geliştirecekleri çalışma biçimi, birbirlerinden öğrenecekleri ve ortaya çıkaracakları iş, bu planların basitçe uygulanmasından ibaret olmayabilir. Karşılaşma, başlangıçta tarafların tek başlarına tasarlamadığı bir imkân yaratabilir. Bu örnek, Deleuze’ün kavramlarının gündelik hayata uygulanabilecek bir okumasıdır. Bize geleceği yalnızca önceden hazırlanmış yolların ayrıldığı bir kavşak olarak düşünmek zorunda olmadığımızı gösterir. Bazı yollar, yürümeye başladıktan sonra oluşur.

Elbette bu düşünce, herkesin her şeyi yapabileceği anlamına gelmez. Ekonomik koşullar, bakım sorumlulukları, sağlık, eğitim ve toplumsal eşitsizlikler hayatlarımızın imkânlarını belirler. Başka bir hayatın mümkün olmasıyla ona ulaşacak koşullara sahip olmak aynı değildir. Değişimi yalnızca cesaret meselesi hâline getirmek, bu farkları görmezden gelir. Yine de yaşanmamış hayatları düşünürken bakışımızı hep geçmişteki bir dönüm noktasına sabitlememiz gerekmez. Yıllar önce başka bir karar vermiş olsaydık ne olacağını kesin olarak bilemeyiz. Fakat bugün kurduğumuz ilişkilerin, öğrendiğimiz bir şeyin veya birlikte giriştiğimiz bir işin bizi nasıl değiştireceği de henüz tamamlanmış değildir.

“Başka türlü bir hayat mümkün mü?” sorusu böylece geçmişte kaçırdığımız kişiyi aramaktan çıkar. Şimdiki hayatımızın hangi koşullarda, kimlerle ve ne yönde değişebileceğini sormaya başlarız. O hayatı yaşayacak kişi de bugünkü hâlimizin değişmeden korunmuş bir kopyası olmayacaktır.

birlikte mümkün olma Felsefe Gilles Deleuze kimlik Leibniz mümkün dünyalar Oluş pişmanlık seçimler virtüel
Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Lalin Erden

Related Posts

“Şimdide Yarını Düşünmek”: Uluslararası Felsefe Sempozyumu İzmir’de Düzenleniyor

Ekim 19, 2026

Villa Savoye: Le Corbusier’nin Modern Mimarlığa Yön Veren Başyapıtı

Ekim 17, 2026

Emin Güler Kimdir? Öğretmenlikten Resme Uzanan Bir Yaşam

Ekim 14, 2026
Add A Comment
Leave A Reply Cancel Reply

En Çok Okunanlar
Teknoloji

Apple TV Türkiye’ye Geldi: iCloud+ Paketine Dahil Edildi, Emmy’de de Zirveye Çıktı

By FikirsanatEylül 16, 20260

Apple TV Türkiye’de iCloud+ aboneliğine dahil edildi. 49,99 TL’den başlayan paket Apple TV ve Apple Arcade erişimi sunuyor.

Clicks Communicator: Telefonun Ana Ekranı Yeniden İletişim İçin Tasarlanabilir mi?

Eylül 16, 2026

Apple’ın Eylül Etkinliği: iPhone Duo, iPhone 18 Pro ve Yapay Zekâ Vurgusu

Eylül 10, 2026

Baudrillard, Hipergerçeklik ve Simülasyon: Sosyal Medya Çağında Gerçeklik Nereye Çekiliyor?

Eylül 9, 2026
Katalog ve Afiş Baskıları
Güncel

Levantenlerin İstanbul’u: Beyoğlu’nun Görünmeyen Hafızası Sergiye Taşınıyor

Eylül 29, 2026168 Views

Orkidenin Bilimsel Portresi: Türkiye ve Güney Kore’den 39 Ressam Beyoğlu’nda Buluşuyor

Ekim 2, 202673 Views

Tavuk / Hen: Bir Tavuğun Gözünden Sisteme Bakmak

Eylül 10, 202656 Views

Orhan Albaş’ın Mısır Heykeli: Beğenilmeyen Bir Eser Nasıl Kent Simgesine Dönüşür?

Temmuz 24, 202651 Views
Bizi Takip Edin!
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram
  • YouTube

Subscribe to Updates

Get the latest creative news from SmartMag about art & design.

Top Posts

Subscribe to Updates

Get the latest sports news from SportsSite about soccer, football and tennis.

Advertisement
Fikir Sanat Reklam Alanı
Top Posts

Levantenlerin İstanbul’u: Beyoğlu’nun Görünmeyen Hafızası Sergiye Taşınıyor

Eylül 29, 2026168 Views

Orkidenin Bilimsel Portresi: Türkiye ve Güney Kore’den 39 Ressam Beyoğlu’nda Buluşuyor

Ekim 2, 202673 Views

Tavuk / Hen: Bir Tavuğun Gözünden Sisteme Bakmak

Eylül 10, 202656 Views

Orhan Albaş’ın Mısır Heykeli: Beğenilmeyen Bir Eser Nasıl Kent Simgesine Dönüşür?

Temmuz 24, 202651 Views

Burak Günbal’ın “Eşik” Sergisi: Görünen ile Saklı Kalan Arasında

Eylül 22, 202641 Views
Stay In Touch
  • Facebook
  • YouTube
  • Twitter
  • Instagram
Top Trending
Fikir Sanat Reklam Alanı
Don't Miss
Kültür Sanat

Sinem Demirci’nin “Inside Your Head” Sergisi Pg Art Gallery’de Açılıyor

By FikirsanatEkim 19, 20260

Sinem Demirci’nin “Inside Your Head” sergisi, gündelik yaşamdan figürleri ve nesneleri alışılmadık ilişkiler içinde bir araya getirerek kimlik, algı ve gerçeklik üzerine odaklanıyor.

Alman Ressam Almut Wegner, Kapadokya’da Bezirhane Sohbetleri’ne Konuk Oluyor

Ekim 19, 2026

“Şimdide Yarını Düşünmek”: Uluslararası Felsefe Sempozyumu İzmir’de Düzenleniyor

Ekim 19, 2026

Tarantino’nun “Bir Zamanlar… Hollywood’da” Filmi IMAX’te Yeniden Gösterilecek

Ekim 18, 2026

Subscribe to Updates

Get the latest creative news from SmartMag about art & design.

Stay In Touch
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Instagram
Fikir Sanat
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest Vimeo YouTube
© 2026 FikirSanat. Tüm hakları saklıdır.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.