Niyazi Sayın denildiğinde ilk akla gelen sanat dalı ney. Onun icrası, Türk musikisindeki yeri ve yetiştirdiği öğrenciler, adını neredeyse bütünüyle müzikle özdeşleştirdi. Oysa Sayın’ın çalışma masasında yalnızca ney yoktu. Ebru, fotoğraf, ciltçilik, tesbih yapımı ve farklı el sanatları da aynı hayatın parçalarıydı. 5–9 Ekim 2026 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda açılacak ebru sergisi, ölümünün birinci yılında sanatçının bu daha az görünür yönünü öne çıkarıyor.

Sayın, 8 Ekim 2025’te 98 yaşında hayatını kaybetmişti. 12 Şubat 1927’de Üsküdar’da doğan sanatçı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi bir neyzen olmasının yanı sıra ebru sanatçısı ve fotoğrafçı olarak da üretim yaptı.
Bu sergiyi ilginç kılan da tam burada başlıyor. Niyazi Sayın’ın ebruları, ünlü bir müzisyenin boş zamanlarında yaptığı yan çalışmalar değil. Ebru üzerine hazırlanmış akademik araştırmalar, onun farklı malzemeler ve teknikler deneyen, gelenek içinde kendi çözümlerini arayan ciddi bir ebru pratiğine sahip olduğunu gösteriyor. Furkan Benlioğlu’nun Bursa Uludağ Üniversitesi’nde hazırladığı 2022 tarihli yüksek lisans tezi de Sayın’ın ebruculuğunun, neyzenliğinin gölgesinde kaldığını özellikle vurguluyor.
Mustafa Düzgünman’ın evinden ebru teknesine
Niyazi Sayın’ın geleneksel sanatlarla ilişkisi 1940’ların sonunda Üsküdar’da şekillenmeye başladı.
1947’de Mustafa Düzgünman’la tanışması onun hayatındaki önemli dönemeçlerden biriydi. Düzgünman’ın evinde yapılan dini musiki meşklerine katılan Sayın, burada yalnızca musikiyi değil; ebru, cilt ve fotoğraf gibi alanları da tanıdı. Anadolu Ajansı’nın biyografik çalışmasına göre Düzgünman’dan klasik sanatlara ilişkin bu alanlarda eğitim aldı; aynı çevre onu Necmeddin Okyay ve Halil Dikmen gibi dönemin önemli isimleriyle de buluşturdu.
Bu çevre önemliydi. Çünkü ebru, o yıllarda bugünkü kadar yaygın atölyelere, kurslara ve sergilere sahip değildi. Usta-çırak ilişkisi ve meşk, bilginin aktarılmasında merkezi konumdaydı.
Sayın ise öğrendiği geleneği yalnızca tekrar etmekle yetinmedi.
Ebruları üzerine yapılan araştırmada; taraklı ve şal ebruları, kılçık ve kumlu ebrular, serigrafi baskılı çalışmalar, çiçek ebruları, bülbül yuvası ve battal ebrular gibi çok farklı örnekler kayıt altına alınmış durumda. Benlioğlu’nun çalışmasında 61 ebru ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Bu çeşitlilik tek başına bile Sayın’ın ebruya geçici bir uğraş olarak yaklaşmadığını gösteriyor.

Teknik; ebru
Daha ilginç olan ise malzemeyle kurduğu ilişki.
Sayın’ın yalnızca geleneksel kitreyle çalışmadığı; sahlep ve deniz kadayıfı gibi farklı kıvam artırıcıları denediği, guaj boya kullandığı ve pigmentlerle öd oranları üzerinde çalışmalar yaptığı aktarılıyor. İnce ve sık dişli taraklarla elde ettiği desenler, farklı ton arayışları ve serigrafi yöntemiyle hat yazısını ebru yüzeyine taşıdığı örnekler onun ebruda denemeye açık tarafını ortaya koyuyor.
Bu ayrıntılar önemli; çünkü Niyazi Sayın’ın sanat anlayışında “gelenek” durağan bir biçimler toplamı değildi. Öğrenilen yönteme hâkim olmakla yeni bir şey denemek arasında zorunlu bir karşıtlık kurmuyordu.
Bir ebrusunda Çamlıca toprağından hazırlanan boyayı kullanması bile bu merakın küçük ama karakteristik örneklerinden biri. Akademik katalogda siyah boya ile Çamlıca toprağının birlikte kullanıldığı serpmeli battal ebrusu ayrıca kayıt altına alınmış.

Ney, ebru ve fotoğraf aynı hayatın parçalarıydı
Bugünden bakınca bir sanatçının ney, ebru, cilt, fotoğraf, tesbihçilik, ağaç işleri ve gül yetiştiriciliğiyle aynı anda ilgilenmesi birbirinden kopuk meraklar gibi görünebilir. Sayın’ın yaşadığı kültürel çevrede ise bu alanlar arasında bugünkünden daha geçirgen bir ilişki vardı.
Bu nedenle Niyazi Sayın için kullanılan “hezarfen” tanımı yalnızca çok sayıda hobi edinmiş bir insanı tarif etmiyor. AKM’nin ölümünün birinci yılı için hazırladığı anma programında da sanatçı “büyük kültür insanı hezarfen Niyazi Sayın” ifadesiyle anılıyor.
El becerisi, malzemeyi tanımak, görmek, dinlemek ve uzun süre tekrar etmek bu uğraşların tümünde ortak bir disiplin oluşturuyordu.
Fotoğraf çekerken ayrıntıya bakmak, neyde bir sesin inceliğini ayırt etmek ya da ebru teknesinde boyanın hareketini takip etmek birbirinden tamamen bağımsız deneyimler değildi. Sayın üzerine yapılan akademik çalışma da onun sanat anlayışında farklı sanat dallarının birbirlerini desteklediği fikrine özellikle dikkat çekiyor.
Bu yüzden AKM’deki sergiye yalnızca “ünlü neyzen Niyazi Sayın’ın ebruları” şeklinde bakmak eksik kalabilir.
Burada sergilenen çalışmalar, Sayın’ın müzik dışında kurduğu estetik dünyanın belgeleri.
Üstelik onun ebruculuğu, müzikteki şöhreti nedeniyle uzun süre ikinci planda kalmış durumda. Hakkında yazılan biyografilerin çoğunda ebru birkaç cümleyle geçilirken ney icrası ayrıntılı biçimde anlatılıyor. 2022’de doğrudan ebruları üzerine bir yüksek lisans tezi hazırlanmış olması bile bu eksikliği gidermeye yönelik nispeten yeni bir çaba.
Beş günlük serginin ardından bir anma gecesi
Serginin tarihleri de sanatçının ölüm yıldönümüne göre belirlenmiş durumda.
“Vefatının Birinci Sene-i Devriyesi’nde Niyazi Sayın Ebru Sergisi” 5 Ekim’de açılacak ve 9 Ekim’e kadar AKM Sergi Salonu’nda görülebilecek. Böylece 8 Ekim 2025’te hayatını kaybeden sanatçının birinci ölüm yıldönümü, eserlerinin yanı sıra farklı etkinliklerle de anılacak.
AKM’de 8 Ekim akşamı saat 20.00’de ayrıca bir anma programı düzenlenecek. Ali Bektaş’ın moderatörlüğündeki gecede Mutlu Torun, Erol Deran, Sadreddin Özçimi, Sâlih Bilgin ve Serhat Onur Niyazi Sayın üzerine konuşacak; Yüce Gümüş yönetimindeki İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu da Ahmet Şahin’in solistliğinde Sayın’ın bestelerini seslendirecek.
Böylece aynı hafta içinde Niyazi Sayın’ın iki ayrı yönü yan yana gelecek: yıllarca onu tanımlayan musikisi ve daha az bilinen ebru üretimi.
Belki serginin asıl değeri de burada.
Niyazi Sayın’ın ebrularına bakmak, ünlü bir neyzenin başka bir sanat dalındaki çalışmalarını görmekten ibaret değil. Aynı sanat anlayışının seste, kâğıtta, renkte ve malzemede nasıl farklı biçimlere dönüştüğünü görmek için bir fırsat.
Vefatının Birinci Sene-i Devriyesi’nde Niyazi Sayın Ebru Sergisi
Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonu, İstanbul
5–9 Ekim 2026
Niyazi Sayın’ı Anma Merâsimi
AKM Tiyatro Salonu
8 Ekim 2026, 20.00

