Brezilyalı sanatçı Alex Červený’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, İstanbul’da bulunan eski bir astronomi kitabından Boğaz resimlerine uzanıyor. Anlam de Coster küratörlüğündeki “Karşılaşmalar Atlası”, 31 Ocak 2027’ye kadar Zeyrek Çinili Hamam’ın Bizans sarnıcında ücretsiz görülebilir.
2009’da İstanbul’a turist olarak gelen Alex Červený, İstiklal Caddesi’ndeki bir kitapçıda yıpranmış bir astronomi kitabı bulur. Sayfalarını çizim yapmak için kullanabileceğini düşünerek kitabı alır. Kaldığı otelin altındaki gece kulübünden yükselen sesler yüzünden uyuyamadığı bir gece, bu sayfaların üzerine çizmeye başlar. Yıllar boyunca dönüp yeniden çalışacağı “Astronomi Defterleri”nin hikâyesinde bu karşılaşmanın payı vardır. Sanatçının açılışta anlattığı bu anıyı Buse Keskin’in Euronews için hazırladığı haberde okumak mümkün.

O seyahatten doğan çalışmalar, şimdi İstanbul’da üretilen yeni eserlerle aynı sergide buluşuyor. Zeyrek Çinili Hamam’ın davetiyle araştırma yapmak üzere kente dönen Červený, “Karşılaşmalar Atlası” için astronomi, mimarlık, şehir ve insan bedeni arasındaki bağlantıları araştırdı. Anlam de Coster’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, sanatçının otuzdan fazla eserini bir araya getiriyor. Mekân ise 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan hamamın altında bulunan Bizans sarnıcı.
Seçkide tuval üzerine resimlerin yanında parşömen bir heykel, eski astronomi risaleleri üzerine çizimler ve nakış işlemeli peştemal yerleştirmeleri bulunuyor. Malzeme çeşitliliği, sanatçının İstanbul’la ilişkisinin farklı kaynaklardan beslendiğini gösteriyor: Bir kitap sayfası, bir kent görüntüsü ya da hamam kültürüne ait bir eşya, yeni bir çalışmanın başlangıcı olabiliyor.
Bir kitabın sayfalarından İstanbul Boğazı’na
“Astronomi Defterleri”nde kullanılan risaleler, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başına tarihleniyor. Osmanlı Türkçesi ve Farsça bilimsel metinler içeren bu sayfalardaki yazılar ve astronomik diyagramlar, Červený’nin çizimleriyle birlikte görülüyor. Sanatçı, hazır bir yüzeyin boşluklarını doldururken o yüzeyin daha önce ne için kullanıldığını da çalışmaya dahil ediyor. Böylece gökyüzünü açıklamak üzere hazırlanmış bir belge, başka bir dönemde kişisel bir çizim defteri olarak yaşamını sürdürüyor.
İstanbul gravürleri de benzer bir çalışma yönteminin parçası. Červený, kendi koleksiyonundaki Cornelis de Bruyn imzalı Voyage au Levant kitabında bulunan iki İstanbul gravürünün tıpkıbasımları üzerine yeni desenler yapıyor. Buradaki ayrıntı önemli: Müdahaleler tarihî gravürlerin asıllarına değil, yeniden üretilmiş kopyalarına uygulanıyor. Eski bir seyyahın kaydettiği İstanbul, başka bir coğrafyadan gelen sanatçının eklemeleriyle yeniden yorumlanıyor. Sergideki Boğaz’dan esinlenen yeni resimler de bu ilginin devamını oluşturuyor.
Bu çalışmaların sarnıçta sergilenmesi, yüzeye çizim yapma eylemine mekânın geçmişinden bir karşılık getiriyor. Restorasyon sırasında duvarlarda ortaya çıkarılan gemi grafitileri, hamamın inşasında çalıştığı varsayılan kürek mahkûmlarına atfediliyor. Bu atıf kesinleşmiş bir kimlik bilgisi değil; yapının geçmişini anlamaya yönelik bir yorum. Duvarlardaki çizimlerle Červený’nin eserlerini birlikte görmek, farklı zamanlarda yaşayan insanların neden bir yüzeye işaret bıraktığını düşündürüyor.
Serginin ilgi çekici tarafı, bu ilişkilerin somut nesneler üzerinden kurulması. Kitap okunmak için hazırlanmış, gravür bir şehri göstermiş, peştemal gündelik kullanımın parçası olmuş. Červený bu nesneleri kendi çalışmasına dahil ettiğinde önceki işlevleri bütünüyle ortadan kalkmıyor. İzleyici, çizimin yanında metni; yeni desenin altında eski İstanbul görüntüsünü de takip edebiliyor.
“Karşılaşmalar Atlası” bu nedenle İstanbul’u tanıdık anıtların sıralandığı bir şehir görünümünden farklı biçimde ele alıyor. Bir kitapçıda bulunan cilt, seyahat sırasında edinilen izlenimler ve tarihî bir yapının duvarları, sanatçının kentle ilişkisini belirleyen somut duraklara dönüşüyor. Sergiyi birbirine bağlayan da bu karşılaşmaların yıllar içinde çalışmalara nasıl taşındığı.
Ziyaret bilgileri: Alex Červený’nin “Karşılaşmalar Atlası” sergisi, 24 Eylül 2026–31 Ocak 2027 tarihleri arasında Zeyrek Çinili Hamam’ın Bizans sarnıcında ziyaret edilebilir. Sergi pazartesi hariç her gün 10.00–18.00 saatlerinde açık ve ücretsiz. Adres: Zeyrek Mahallesi, İtfaiye Caddesi No: 44, Fatih, İstanbul.


1 Yorum
Pingback: Ceviz Boyasından Antik Mitlere: OMM’da “Yeryüzü Yankıları” – Fikir Sanat